12. Ceza Dairesi 2020/11828 E. , 2024/928 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
**12. Ceza Dairesi 2020/11828 E. , 2024/928 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 74/1-2.cümle , 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 53. maddeleri, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.11.2020 tarihli, 2016/284984 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'un temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuki olmadığına, lehe indirim yapılmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık ...'nin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık ...'ün temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, bu nedenle verilen cezanın ağır olduğuna ilişkindir. Sanık ...'nin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kazıdan haberi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, öncelikle 26/02/2013 tarihli olay yeri inceleme raporu, tanıklar ..., ..., ..., ... ve Mustafa Yayıkçı anlatımları, ihbar üzerine kazı alanına giden kolluk görevlileri tarafından tutulan 12/03/2013 tarihli tutanak ve tutanak içeriğine göre kazı alınında gözcülük yaparken yakalanan şahsın sanık ... olduğunun tespiti, sanık ...'un kazı işini organize eden kişinin sanıklardan ... olduğunu belirten ve kendisinin de bu işe maddi durumu iyi olmadığından kalkıştığını söyleyen savunması, sanık ... Gülen'in kazı işinden önce arazi sahibi sanık ...'ın haberi olduğunu açıklayan beyanı, Ordu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Müze Müdürlüğü'nün sanık ... Gülen adlı kişinin müdürlükleri ile bir ilgisi olmadığını belirten, ayrıca ekindeki müze araştırmacısı raporunda suç konusu yerine 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'u kapsamında arkeolojik sit alanı ya da korunması gerekli kültür varlığı olarak tescile değer potansiyeli bulunmayan yerlerden olduğunu açıklayan 10/03/2013 tarihli müzekkere cevabı, özellikle tanıklardan tanık ...'nin anlatımlarında; "... ... isimli kişi kardeşim olur, ... ise yeğenim olur, son zamanlarda kardeşim Bayer ve oğlunun yabancı şahıslarla kazı yaptığı yönünde duyumlar almam sonrası şubat ayı içerisinde tam gününü hatırlayamadığım bir günde kazı yapılan alana gittim, burada kardeşim Bayer, oğlu Bahadır ve tanımadığım iki şahıs vardı" şeklindeki değişmeyen açıklamaları, soruşturma aşamasında ek ifadesine başvurulan sanık ...'nin sanık ... Gülen'in akrabası olan sanık ... isimli şahsı kazı alanına getirdiğini duyduğunu ancak kendisini görmediğini söyleyen kaçamaklı ikrarı, yine sanık ...'ün kazı alanına sanık ... Gülen ile fırsat buldukça yardım amaçlı gittiğini söyleyen ve böylece suçlamaları kabul eden ifadesi, mahkeme aşamasına gelindiğinde Mahkemece yapılan 27/03/2015 tarihli keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarına göre kazı yapılan alanda iki adet kazılmış çukur bulunduğunun, müze müdürlüğü arşivinde yapılan incelemede söz konusu alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında tescil edilen yerlerden olmadığının anlaşılması karşısında, neticeten sanık ... dışındaki diğer sanıkların verdikleri kaçamaklı ikrar içeren savunmalar, kazı alanına ele geçirilen adli emanetin 2013/27 sırasına kayıtlı mazlemeler ve tüm dosya kapsamına göre olayın kabul edildiği şekilde meydana geldiği ve sanık ... dışındaki diğer sanıklara iddianamede yüklenen eylemlerin sübuta erdiği, gerekçesiyle sanıkların cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında; "Ben olaya ilişkin olarak Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığında ayrıntılı beyanda bulunmuştum bu beyanımı aynen tekrar ederim, kazı yapıldığını oturmuş olduğum kahvede arkadaşlardan duydum, oğlu ile arkadaş olduğum ...'nin de kazı yaptığını duymuştum, ... yi aradım bana kazı yapılacak yeri traşladığını gerekli izni aldıktan sonra kazı yapacağını söyledi ben de işimin olmadığını söyleyerek ben çalışabilirim dedim kabul etti, kendisi ile buluştuk olay yerine gittik bana yeri gösterdi gösterilen yerde iki gün gözcülük yaptım 2. günü görevli jandarmalar geldi ne yaptığımı sordular bahçede geziyorum dedim kazı yapıldığını bildirdiler bende evet kazı yapılıyor dedim ve arkadaşları aradım onların yanına gittik arkadaşların orada olmadığını kaçtıklarını gördüm, ben ... nin traşlama yaptığını zannediyordum kazı yapılan yeri görmemiştim zaten de bana traşlamadan sonra gerekli izni alacağını söylemişlerdi, bilseydim gitmezdim bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, müştekinin hakkımdaki şikayetinden vaz geçmesi halinde şikayetten vaz geçmeyi kabul ederim, öncelikle beraatimi talep ederim, Mahkemece hakkımda ceza verilmesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışmayı gönüllü olarak kabul ederim, dedi. Sanığın savcılık aşamasında alınan beyanı okundu. Aynı mahiyette olduğu anlaşıldı. Soruldu: Okunan ifadem doğrudur ve bana aittir, aynen tekrar ederim." demiştir. Sanık ... savunmasında; "Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur, bana aitttir. Belirtmiş olduğum adreste ikamet ederim. Ben bu konu hakkında daha önce ifade vermiştim, söz konusu ifademi aynen tekrar ederim, Ben Yumrutaş köyünde ikamet eder, emekli olduğum için çiftçilikle uğraşırım. Yumrutaş köyünde ... isimli köylümüzün hissedarı olduğu taşınmazda bazı köylüler tarafından 2012 yılı içerisinde kazı yapıldığı duyumunu almıştım. Daha sonra 2012 yılı ekim ayı civarında Emrah Gülen isimli şahıs Valilik kanalıyla geldiğini belirterek bu bölgede çalışma yapmaya başladı. Yaklaşık 1 ay süreyle Emrah yanında iki kişiyle bölgeye gelip gitti, elinde ufak bir fırça ve kazma ile traşlama yaptılar. Tahminim 15-20 cm civarı toprağı kazmışlardır. Tespit ettikleri taşların fotoğraflarını çektiler. Emrah Gülen bu fotoğrafları Valiliğe götürdüğünü söylüyordu. Yanındaki iki kişiye ise Ali ve Mustafa olarak hitap ediyordu. Bu kişilerin soyisimlerini bilmiyorum. Ancak konuşma esnasında Alucuralı olduklarını, birisinin bir yıldır evli olduğu, diğerinin bekar olduğunu öğrendim. Ayrıca Emrah Ordu ilindeki evinin etrafında yapılan inşaattan bu işçileri temin ettiğini söyledi. Emrah Gülen'in yanında gelen kişileri görsem tanıyabilirim. Emrah Gülen ve yanındakilere oğlum ... ile eşlik ettik. Ancak kesinlikle kazı yapmadık. Kazı yaptıkları yerin hemen yanıbaşında bahçem vardır. Bahçeme gittiğim için Emrah Gülen ve yanındaki kişilerin çalışmalarına şahit oldum. ... ile tanışıklığımız var ise de, gözcülük yapması için olay yerine ben getirmedim. Emrah Gülen ile birlikte geldiğini tahmin ediyorum. Benim isnad edilen olaylarla herhangi bir bilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim dedi. Sanığa soruşturma aşamasında alınan beyanı okundu. Benzer mahiyette olduğu görüldü. Sanıktan soruldu: Okumuş olduğunuz ifade doğrudur, bana aittir, içeriğini aynen tekrar ederim."demiştir. Sanık ... savunmasında; "Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur, bana aitttir. Belirtmiş olduğum adreste ikamet ederim. İddianamede geçen olayla bir alakam yoktur, olay tarihinde Perşembe İlçesine babamın yanına kalmak için gelmiştim, ben her yıl senede bir iki ay kalmaya gelirim, sonrada Fethiye İlçesine geri dönerim, iddianamede sanık olarak geçen Emrah Gülen'i ise çok kısa süre önce tanımıştım, zaman zaman Yumrutaş Köyü'ne geliyordu ve söz konusu yere giderek buradaki taşların fotoğraflarını çekiyor ve gerekli yerlere bilgi veriyordu, bi kesinlikle bu şahısla birlikte kazı yapmadık, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ederim dedi. Sanığa soruşturma aşamasında alınan beyanı okundu. Benzer mahiyette olduğu görüldü. Sanıktan soruldu: Okumuş olduğunuz ifade doğrudur, bana aittir, içeriğini aynen tekrar ederim." demiştir. Sanık ... savunmasında; "Yukarıdaki kimlik bilgileri doğrudur, bana aitttir. Belirtmiş olduğum adreste ikamet ederim. Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, söz konusu ifademi aynen tekrar ederim, İlçe jandarma komutanlığı tarafından Yumrutaş Köyünde hissedarı olduğum taşınmazda kazı yapıldığına ilişkin soruşturma başlayıncaya kadar burada kazı yapıldığından haberdar değildim, ben iddianamede geçen diğer sanıklardan ... ve ... dışındakileri tanımam, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim arazimde kazı yapıldığından haberim yoktu, kaldı ki ben bu arazime arada bir giderim, burası çalılık ve ormanlık bir yerdi, suçsuzum, beraatimi talep ederim dedi. Sanığa soruşturma aşamasında alınan beyanı okundu. Benzer mahiyette olduğu görüldü. Sanıktan soruldu: Okumuş olduğunuz ifade doğrudur, bana aittir, içeriğini aynen tekrar ederim." demiştir. Sanık ... savunmasında; "Atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben bu hususta daha önce mahkemede ve poliste ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Ben olay yerine ilk fotoğraf çekmek için gittim, kayaların üzerinde insan resimleri vardı, onların fotoğraflarını çektim, onları Perşembe Belediye Başkanı Selami Çarkçı ile paylaştım. O da belki burada bir tarihi kalıntı olabilir deyince birlikte vali Orhan Düzgün Bey'e çıktık. Vali Bey beni keşif rehberi belirleyip Ordu Müzesi ve benim sorumluluğumda Jandarma, Müze ve Kültür Müdürlerini alarak fotoğraf çektiğim noktaya götürdüm. Keşif sonucunda müze çalışanları "kesinlikle tarihi bir kalıntı yoktur, sit alanına giremez, gereksiz bir fındık bahçesidir" diyerek rapor tuttular. Konu kapandı. Valilik bana duyarlılığım için teşekkür etti. Ben ordan ayrıldıktan sonra Yumrutaş Köy muhtarı ve arkadaşları burda tarihi kalıntı olabilir diyerek kazı yapmışlar ve benim adımı kullanmışlar. Kazı yaptıkları tarihte ben Antalya'da idim. Konu ile ilgi ve alakam yoktur. Ben hobi amaçlı fotoğraflarını çekiyorum ve bulunduğum ilin valisi, kaymakamı ve müze yetkilileri ile paylaşıyorum dedi. Hazırlık anlatımı okundu. Soruldu. Doğrudur bana aittir." demiştir. Sanık ... savunmasında; "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, aynısını tekrar ederim, Emrah Gülen benim halamın oğlu olur, kuzenim perşembe ilçesi Yumrutaş köyünde bazı yerlerin fotoğraflarını çekeceğini ve burada traşlama yapılacağını söyledi benden yardım istedi bende fırsat buldukça kuzenim Emrah'a yardım etmek için yumrutaş köyüne gittim, 34 plakalı markasını bilmediğim bir araçla perşembe ilçesine gittik orada çay ocağına oturduğumuz sırada tanımadığım kişiler yanımıza geldi bunların kim olduğunu bilmiyorum, köyde bize yardım eden isimlerini bilmediğim köylülerde vardı, bunlardan birisi arazinin sahibi ve o bölgede çobanlık yapan birisydi, Emrah'ın yanı kuzenimin burada kazı yapmak için arsa sahibine para verip vermediğini bilmiyorum, Emrah yanında benden başka kimseyi Ordu'dan getirmemiştir, kazı çalışmalarında herhangi bir bulguya rastlamadık, ben orada bulunduğum sürede şarap çanağı şeklinde herhangi bir kültür varlığı olarak değerlendirilebilecek eser ortaya çıkmamıştı, benim olayla bir ilgim yoktur, suçsuzum beraatımı talep ederim, kamuya yararlı bir işte çalışmaya rızam vardır dedi. Sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanı okundu. Aynı mahiyette olduğu anlaşıldı. Soruldu: Okunan ifadem doğrudur ve bana aittir, aynen tekrar ederim." demiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 26.02.2013 günü saat 14.00 sıralarında Yumrutaş köyünde kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, şelalenin yanında yan yana kazılmış iki ayrı yer olduğu, kazı alanının etrafında yiyecek ambalajları vs olduğu, kazı alanının birinin 1 m derinliğinde, 5 m uzunluğunda olduğu, içerisine yağmur suyu birikmiş olduğu, diğer kazı alanının halen yeni olduğu, boşaltılan toprak altındaki kayadan parçalar koparılmış olduğu, çukura inmek için ağaç merdiven dayalı olduğu, çukurun 4 m uzunluğunda, 3 m genişliğinde, 3 m yüksekliğinde olduğu, çok sayıda iş eldiveni ve kazıya yarar aletler olduğunun tespit edildiği, tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları anlaşılan dosya kapsamında, Tayin edilen temel cezada 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapıldıktan sonra 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanıklara eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ...'nin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.