4. Hukuk Dairesi 2011/13331 E. , 2012/19729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/08/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından ha
**4. Hukuk Dairesi 2011/13331 E. , 2012/19729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/08/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, kararı taraflar temyiz etmişlerdir. Davacı, davalının kendisinin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi, eşiyle birlikte olması ve eşiyle birlikteliğin dava dışı kızı önünde gerçekleşmesi nedeniyle çocuğunun psikolojisinin bozulduğundan olay tarihinden itibaren yasal faizi ile manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme her üç kalem yönünden de manevi tazminata hükmetmiş ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermiştir. Davacının istemi haksız fiile dayalı olduğundan olay tarihinden itibaren faize hükmolunmak gerekirken davacının isteminin gözardı edilerek dava tarihinden itibaren faize hükmolunması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı, davalının davacının eşiyle evli olduğunu bilerek ve davacıya ait evde birlikte olması, bu birlikteliğin davacının küçük kızının önünde yaşanması nedeniyle küçüğün psikolojisinin bozulduğunu belirterek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme bu kalem manevi tazminatı da, küçüğün karşısında çıplak vaziyette dolaşmak ve annesiyle uygunsuz tarzda ilişkide bulunmak küçüğün kişilik hakkını ihlal ettiği gibi ebeveyni olan davacının da kişilik hakkını ihlal ettiği dolayısıyla küçüğün psikolojiisinin bozulmasından dolayı davacının duyduğu elem ve üzüntü nedeniyle de davayı kısmen kabul etmiştir. Davacı davasını kendisine asaleten tuttuğu vekil aracılığı ile açmış olup küçük çocuğuna velayeten vekil tutmadığı gibi davasını asaleten kendi adına açmıştır. Her ne kadar davalının haksız eylemleri nedeniyle küçüğün psikolojiisinin bozulduğunu belirterek dava açmışsa da küçük adına dava açmamıştır. Davalının küçüğe yönelik eylemleri nedeniyle dava açma hakkı küçüğe aittir. Yerel mahkemece de, davalı eylemleri nedeniyle küçüğün psikolojisinin bozulduğu ve kişilik hakkının ihlal edildiği kabul edilmiş olup eylem nedeniyle ancak doğrudan zarar görenin tazminat isteyebileceği gözetildiğinde küçük çocuğunun psikolojisinin bozulup kişilik hakkı ihlali nedeniyle davacı baba yararına tazminata hükmolunması doğru değildir. Davacının küçüğe yönelik haksız eylem nedeniyle doğrudan kişilik hakkı ihlal edilmediği halde davacı yararına bu kalem istem yönünden manevi tazminata hükmolunması tazminat hukukunun genel ilkelerine aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı, 3 nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı yararlarına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harcların istekleri halinde geri verilmesine 20/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.