11. Ceza Dairesi 2024/5364 E. , 2025/4393 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/139 E., 2016/50 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2014/139 Esas, 2016/50 Karar sayılı e…
**11. Ceza Dairesi 2024/5364 E. , 2025/4393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/139 E., 2016/50 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2014/139 Esas, 2016/50 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü hakkında "2012 takvim yılında sahta fatura düzenleme" suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 27.11.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/700 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/98116 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/98116 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 31/01/2007 tarihli ve 2006/6859 esas, 2007/417 karar sayılı ilâmı ile, Ceza Genel Kurulunun 11/07/2006 tarihli ve 2006/5-182 esas, 2006/182 ve 04/07/2006 tarihli ve 2006/10-128 esas, 2006/177 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kesinleşip infaz aşamasında olan hükümlerle ilgili olarak uyarlama sonucu verilen kararların kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2023 sayılı ek kararı ile sanığın bir takvim yılı içerisinde birden fazla kez sahte fatura kullanmak suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlemesine rağmen, 7394 sayılı Kanun'un 4 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak; Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23/09/2020 tarihli ve 2018/6672 esas, 2020/4855 karar sayılı ilâmında "...sahte fatura kullanma suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda kullanılan sahte fatura eylemlerinin zincirleme sahte fatura kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden..." şeklindeki açıklamalar karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/139 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş; bu kararın katılan vekili tarafından yalnızca vekalet ücreti talebine yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/2742 Esas, 2021/11312 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 2. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4. üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34. maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir...359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 3. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, yukarıda belirtilen değişiklik doğrultusunda uyarlama talep edilmesi üzerine duruşmalı olarak yapılan yargılama neticesinde, kurum zararına ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapmadığı bildirilen hükümlü hakkında, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2014/139 Esas, 2016/50 Karar sayılı ek kararı ile 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, "...5237 Sayılı TCK'nun 7/2 fıkrası uyarınca yapılan lehe kanun değerlendirilmesi sonucunda, 7394 Sayılı Kanunun 4 ve 6. Maddeleri gereğince hükümlü lehine düzenlemeler bulunduğu, 7394 Sayılı Kanunun 4/5 fıkrası ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 359. Maddesine eklenen ek fıkra uyarınca "Birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, TCK'nun 43. Maddesi uygulanır" hükmünün öngörüldüğü, bütün bu duruma göre de hükümlünün eylemleri tek eylem kabul edilerek, tek suçtan cezalandırılmasına ve hakkında TCK'nun 43. Maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına karar vermek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." şeklindeki gerekçeyle, önceki hükmün ortadan kaldırılması suretiyle 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.06.2006 tarihli ve 2006/10-124 Esas, 2006/165 Karar sayılı kararında da belirtiği üzere, kesin hükümde değişiklik yargılaması (uyarlama yargılaması) sonucu verilen hükümler ile tayin olunan cezaların kazanılmış hak oluşturmayacağı, bu hükümler yönünden cezada aleyhe değiştirme ilkesinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. 5. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; yalnızca 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan mahkûmiyetine karar verilen ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, aynı mükellefiyetine ilişkin olarak zincirleme suça esas teşkil edebilecek başkaca suç kaydı bulunmayan hükümlü hakkında, 7394 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” şeklinde getirilen düzenlemenin uygulanma olanağı bulunmadığı; bununla birlikte Dairemizin yerleşik içtihadı olarak benimsendiği üzere, aynı takvim yılında birden fazla kez sahte fatura düzenlenmesi halinde de hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulama alanı bulacağı dikkate alınarak, yapılan uyarlama yargılaması neticesinde hükümlü hakkındaki önceki hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken, "...7394 Sayılı Kanunun 4/5 fıkrası ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 359. Maddesine eklenen ek fıkra uyarınca "Birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, TCK'nun 43. Maddesi uygulanır" hükmünün öngörüldüğü..." şeklindeki hatalı gerekçe ile önceki hükmün ortadan kaldırılması ve 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle yeni bir hüküm kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2023 tarihli ve 2014/139 Esas, 2016/50 Karar sayılı ek kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan mahkûmiyete ilişkin bölümler tamamen çıkartılarak, yerine "hükümlü hakkında uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve Mahkemenin 16.02.2016 tarihli ve 2014/139 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararının aynen infazına" bölümünün eklenmesine, hükmün infazının bu şekilde yerine getirilmesine, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.