11. Hukuk Dairesi 2009/9046 E. , 2011/7973 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2008/77-2009/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9046 E. , 2011/7973 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2008/77-2009/116 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Geyve ilçesi Umurbey ve Sarıgazi köyü hudutlarında arazileri üzerinde dikili bulunun ayva ağaçlarındaki ürünlerini davalıya 2007 yılı için Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları poliçesine sigorta ettirdiğini, 2007 nisan ayında don hasarı nedeni ile durumun davalıya ihbar edildiğini, ancak davalı tarafından don olayının ayva ağaçlarının meyve bağlamadan önce çiçeklenme döneminden meydana gelmesi ileri sürülerek ödeme yapılmadığını, her ne kadar davacı sigorta poliçesini gerekçe göstererek ödeme yapmamış ise de, 2008 için yapılan poliçelerde ayva ürününe ilişkin klozların değiştirildiğini, bu durumunda davacının haklılığını ispatladığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları sakla kalmak kaydı ile 6.331,00 TL hasar bedelinin hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.1.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 121.594,03 TL’nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir tazminat ödeme mükellefiyetinin olmadığını, hasar nedeni ile yapılan ekspertiz incelemesinde hasar anında meyvenin çiçeklenme dönemi içinde olduğunun tespit edildiğini, sigorta poliçesi teminat kapsamının çiçeklenmenin son bulması meyve oluşumu ile başlaması nedeni ile davacı tarafın iddiasının yerinde olmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi 2008 yılı teknik şartlarında değişiklik yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesindeki "çiçeklenme döneminin sona ererek meyve bağlama döneminde gerçekleşecek hasarların karşılanması" şeklindeki düzenlemenin neyi amaçladığı, hangi objektif kritere dayandığı mahkemece anlaşılamadığı, davacı tarafın talebinin sigorta tarafından karşılanmasının hakkaniyet gereği olduğu, amacı ürününün gerçekleşecek doğal afetlere karşı desteklenmesi olan davacı çiftçinin sözleşmenin yapımında iradesinin doğru bir şekilde sözleşmeye yansımadığı, hasar nedeni ile yapılacak ödemenin poliçe gereğince poliçe limitinin yarısını geçemeyecek olması da dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabulü ile 121.594,03 TL maddi zarardan poliçe (33384, 33422, 33397, 33389, 33432, 33406 nolu poliçeler) limitleri ile sınırlı olmak üzere toplam 60.797,02 TL tazminattın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığa çözmeye elverişli değildir. Davacıya ait ayva bahçelerinin davalı tarafından don rizikolarına da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, ayva bitkilerinin don rizikosuna maruz kaldığı da tarafların kabulündedir. Çekişme, meydana gelen bu don rizikosunun sigorta teminatı içinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı vekili, don teminatının meyve ağaçlarında çiçeklenmenin son bulmasından sonra, başka bir anlatımla meyve oluşumu ile başladığını, davacıya ait ayva bahçelerinin de çiçeklenme evresinde ve bu aşama tamamlanmadan don rizikosuna maruz kaldığını, hasarın teminat dışında olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin bir parçası olan ve ayva meyvesini de kapsayan poliçe özel şartında don teminatının, çiçeklenmenin son bulması (meyve bağlaması) ile sıfır derecenin altına düşen hava sıcaklığının doğrudan meyvelere zarar vermesi yoluyla meyve miktarında meydana gelen azalmalarda geçerli olduğu hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu düzenleme, tarafları bağlayacaktır. O halde, davacıya ait ayva bahçelerinin hangi aşamada don rizikosuna maruz kaldığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Ayva ağacının çiçeklenme döneminin başlangıcı ve bitimi, bu dönemin ne kadar sürdüğü, meyve bağlamasının nasıl oluştuğu gibi bilgiler, özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlardan olup, yargıcın hukuk bilgisiyle çözümlenecek konulardan değildir. Bu durum karşısında, aralarında üniversitelerin ziraat fakültelerinden meyve bitkileri bölümlerinde görevli uzman akademisyen ile sigorta hukukçusunun bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, rizikonun teminat içinde olup olmadığı, teminat içindeyse talep edilebilecek tazminatın tutarı konusunda tarafların kanıtları, ilçe tarım müdürlüğü yazıları, ekspertiz raporları ile sigorta poliçesi hükümlerini de değerlendiren denetime uygun rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.