8. Hukuk Dairesi 2013/5514 E. , 2014/5523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... (...) aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi kapsamında alacak davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 6. Aile Mahkemesi'nden verilen 27.11.2012 gün ve 1201/893 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi kapsamında alacak isteğine i
**8. Hukuk Dairesi 2013/5514 E. , 2014/5523 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... (...) aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi kapsamında alacak davasının kısmen reddine ve kısmen kabulüne dair ... 6. Aile Mahkemesi'nden verilen 27.11.2012 gün ve 1201/893 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında mal rejiminin tasfiyesi kapsamında alacak isteğine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sonrasında davacı vekili temyiz ve katılma yoluyla temyiz süreleri kaçırıldıktan sonra, tahsiline karar verilen alacağın faizinin başlanğıç tarihi bakımından hüküm ile gerekçe arasında çelişki bulunduğunu açıklayarak tavzih isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, 05.02.2013 tarihli ek karar ile 6100 sayılı HMK'nın 305. maddesi kapsamında istenilen hususun tavzih ile düzeltilmesi mümkün olmadığından isteğin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 05.02.2013 tarihli kararı, bu kez davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemenin 05.02.2013 tarihli ara kararında açıklandığı üzere, davacının tavzih isteğinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, 05.02.2013 tarihli tavzih isteğinin reddine dair kararın ONANMASINA; Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, kısa kararda “21.687 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. Hükmün gerekçe bölümünde "...21.687 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine ..." karar verildiği açıklandıktan sonra hüküm bölümünde "21.687 TL'nin karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine..." olarak yazılmıştır. Görüldüğü üzere, kısa kararla gerekçeli karar ve yine hükmün gerekçesi ile hüküm bölümü arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu uyumsuzluk mahkemelere olan inancı sarsacaktır. Hükümlerin korunmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli kararın kısa karara ve gerekçenin hükme uygun olması gerekir (6100 sayılı HMK 297 ve 298. md ve yine 10.04.1992 gün 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ). Hükmün, bu nedenlerle kanuna ve değinilen İçtihadı Birleştirme kararına aykırı olarak tesis edildiğinden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Yasanın HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına ilişkin hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 327,00 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.