20. Hukuk Dairesi 2015/7640 E. , 2016/3398 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ..., ...deki 397 ada 2 parsel sayılı 1743.93 m² ve 398 ada 1 parsel sayılı 6095.46 m² yüzölçümlü taşınmazlar, …
**20. Hukuk Dairesi 2015/7640 E. , 2016/3398 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ..., ...deki 397 ada 2 parsel sayılı 1743.93 m² ve 398 ada 1 parsel sayılı 6095.46 m² yüzölçümlü taşınmazlar, ham toprak niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescil edilmesi gerekirken, Hazine adına tesbit edildiğini belirterek, dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 398 ada 1 ve 397 ada 2 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına yapılan kadastro tesbitlerinin iptali ile ham toprak vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle hüküm, ... Hukuk Dairesinin 02/05/2013 tarih ve 2013/499 E. - 4939 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''Her ne kadar; mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli olmadığı, keşifte mahkemenin gözleminde, dava konusu yerin taşlık ve yer yer değişken eğimlere sahip, kuru tarım arazisi şeklinde olduğu, üzerinde yer yer meşe ağaçlarının olduğu belirtildiği, dinlenen tanık ve yerel bilirkişilerin, çekişmeli taşınmazların yaklaşık 13 - 15 yıl önce davacıya satıldığını söylemeleri ve ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, taşınmazların yer yer kayalık olup çakıllı tınlı toprak yapısında uzun yıllardır zirai faaliyet yapılmadığı, ortalama eğimlerinin % 40 olup, mevcut haliyle tarım arazisi olarak kullanılamaz durumda, ancak, arazi tesviyesi yapılması ve teraslama sistemi uygulanması halinde yakınında bulunan su arkı da dikkate alındığında sulu tarım arazisi olarak kullanılabileceği belirtmiş olduğu halde, taşınmazlardaki zilyetlikle imar ve ihya koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ile zilyetliğin terkedilip edilmediği hususlarının araştırılmadığı, taşınmazların sınırında orman bulunduğu halde usûlünce orman araştırması da yapılmadığı belirtilerek usûlünce orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilmiştir.