11. Hukuk Dairesi 2013/5440 E. , 2013/20940 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 tarih ve 2011/256-2012/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2013/5440 E. , 2013/20940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 tarih ve 2011/256-2012/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, dava dilekçesinde ...'nın davacı Çe-Sa Ltd. Şti.'nin ortağı ve yetkili müdürü, diğer davacıların murisi olduğunu, şirket namına Halk Bankası Çarşamba Şubesinden kredi kullandığını, kredinin davalı tarafından 21.06.2005 tarihinde birlik kredi ve hayat sigortası yapılarak sigortalandığını, murisin 27.06.2005 tarihinde vefat ettiğini, kredi borcunun davacı mirasçılar tarafından taksitler halinde dava dışı bankaya ödemeye devam edilerek kredinin tamamen kapatıldığını, yapılan başvuruda davalının sigorta poliçesi düzenlenirken murisin kroner arter hastalığının kasden gizlediğini belirterek vefat tazminatını ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 5.100,00 TL alacağın temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 25.010,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile Çe-Sa Ltd.Şti. arasında hukuki ilişki bulunmadığını, TTK'nun 1290. maddesi uyarınca murisin akit yapılırken beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak ölümcül olan koroner arter hastalığının kasten gizlediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde hayat sigortası yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm sebebinin kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında nedensellik bağının ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında beyan yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır. Dairemizin, 04.03.2010 tarih ve 12468/2433 E/K sayılı bozma ilamında, murisin sağlık karnesindeki, 1999-2002 tarihleri arasındaki, kayıtlara göre, murise koroner arter hastalığı teşhisi konulduğu belirtilerek, muris tarafından beyan edilmeyen bu hastalık ile ölüm arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra, mahkemece, anılan hususun tespiti için alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda ise murisin ölüm nedeni olan miyokard enfarktüsünün bilinen en büyük nedeninin koroner arter hastalığı olduğu belirtilmekle, murisin, hastane evraklarının bulunmaması nedeniyle, koroner arter hastası olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği, bu nedenle ölüm tazminatının ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. Ancak, mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamına uyulduğuna ve alınan bilirkişi raporunda da, muriste geçmişte var olan ancak sigorta sözleşmesi sırasında beyan edilmeyen koroner arter hastalığının, ölüme neden olan miyokard enfarktüsünün bilinen en büyük nedeni olduğu belirlendiğine göre, bundan sonra murisin koroner arter hastalığının bulunup bulunmadığının, hastane evrakları olmaması nedeniyle, tespit edilemediği yönünde mütalaada bulunan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.