7. Hukuk Dairesi 2013/7391 E. , 2013/19677 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 150 ada 20 parsel sayılı 2.243,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesi'nde davalı olduğundan sözedilerek malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, miras yoluyla gelen hakka, p
**7. Hukuk Dairesi 2013/7391 E. , 2013/19677 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 150 ada 20 parsel sayılı 2.243,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesi'nde davalı olduğundan sözedilerek malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve satın almaya dayanılarak tespit gününden önce ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 150 ada 20 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 150 ada 20 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde, davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacı taraf her ne kadar 23.10.1984 tarihli satış senedine dayanmış ise de zilyetlikle birleşmeyen satış senedine mahkemece değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün ve doğru sicil oluşturmak ile yükümlüdür. Mahkemece, dosya içerisinde bulunan nüfus kayıtlarına göre ''...'' olduğu anlaşılan davalının isminin hüküm yerinde ''... '' olarak yazılması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 2. bendinin ikinci satırında yazılı "... " sözünden hemen önce gelmek üzere "Vezni oğlu ..." sözlerinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.