3. Hukuk Dairesi 2024/1886 E. , 2025/2768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2477 E., 2024/330 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/149 E., 2022/373 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara dav
**3. Hukuk Dairesi 2024/1886 E. , 2025/2768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2477 E., 2024/330 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/149 E., 2022/373 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacılar ..., ... ve ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Ankara'da ikamet ettiğini, İzmir'de bulunan birtakım taşınmazlarını kiraya vermek ve satmak üzere davalıyı 24.05.2004 tarihinde vekil tayin ettiğini, söz konusu vekaletname ilişkisine istinaden davalının, İzmir İli, ... Mah. 20 pafta, 65 ada, 151 parselde kayıtlı bulunan taşınmazını 11.04.2017 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelle sattığını belirttiğini, ancak eşinin yeğeni olan ...'ın kendisine bu satış sebebiyle sadece 70.000,00 TL ödendiğini, davalının taşınmazı oldukça yüksek bir bedelle sattığını söylediğini, yapmış bulunduğu araştırma sonucunda taşınmazın satış bedelinin çok daha yüksek olduğunu, davalı tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılmış olduğunu öğrenmesi üzerine davalıyı 05.04.2018 tarihinde azlettiğini ileri sürerek tazminat miktarı belirlenebilir hale geldiğinde tamamlanmak üzere şimdilik 50.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 22.04.2022 tarihli dilekçe ile talebini 591.820,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu edilen İzmir İli, ... Mahallesi 20 pafta, 65 ada, 151 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satışında tapuda satış işlemini yapmaktan başka bir görevinin olmadığını, alıcıyı bulan ve pazarlığı yapanın davacının uzman çavuş olan yeğeni ... olduğunu, ...'ın satıştan önce kendisine gelerek buraya müşteri bulduğunu ve kendisi ile 1.000.000,00 TL'ye anlaştığını söylediğini, bunun üzerine davacıyı arayarak durumu anlattığını ve bu bedel ile satışın yapılacağını söylediğini, davacının ise Ankara' da 3 daire satın aldığını satın aldığı daireler için borcu bulunduğunu bu nedenle tapularını alamadığını ifade ederek satışın yapılmasını istediğini, bunun üzerine tapuya gidildiğini, alıcıyı ilk defa orada gördüğünü, satış bedelinin 500.000,00 TL'sinin alıcı tarafından, kalan 500.000,00 TL'sinin ise müvekkili tarafından banka kanalıyla davacıya gönderildiğini, davacının satış bedelinin 1.000.000,00 TL'den fazla olduğunu yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilin, satışın esasında davacının yeğeni olan dava dışı ... tarafından yapıldığını, kendisinin tapuda işlem yaptığını savunma olarak ileri sürmüşse de, TBK'nın 506. maddesi uyarınca vekalet görevini bizzat ifa etmekle yükümlü olan davalının, Kanun'un 507. maddesine göre işi yaptırdığı kişinin fiilinden de kendi fiili gibi sorumlu olduğundan bu savunmasına itibar edilmediği, bilirkişi raporunda dava konusu yerin 11.04.2017 satış tarihinde 1.591.820,00 TL değerinde olduğunun belirlendiği, 1.591.820,00 TL değerinde olan taşınmazın 1.000.000,00 TL bedelle satıldığını iddia eden davalı tarafça bu iddianın kanıtlanamadığı, bu nedenle de söz konusu taşınmazın davalı vekil tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak satılması nedeniyle davacının zarara uğradığı gerekçesiyle; davanın kabulüne 591.820,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilin özen borcu kapsamında vekaleten satış yaptığı taşınmazı satış tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin altında satmış olmasından kaynaklanan zarardan özen borcu kapsamında sorumlu olduğu, davalı vekilin taşınmazı piyasa rayiç değerinin altında davacının talimatı nedeniyle satmış olduğunu yasal deliller ile ispatlayamadığı, Mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporu dayanak alınarak belirlenen davacı zararının hüküm altına alınmasının doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili ile alıcı ihbar olunan arasında herhangi bir aile ve benzeri bir bağ bulunmadığı, tanışıklıkların dahi olmadığı, bunun aksine herhangi bir kanıtın bulunmadığı gözetilmeden salt hatalı ve çelişkili bilirkişi raporuna ve davacı ile akraba olan tanıkların duyumlara dayalı çelişkili beyanlarına dayalı olan olarak müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, verilen teklifin 1 milyon olduğunu, davacının kabul ettiği ve satışa onay verdiği bedelin de 1 milyon olduğunu, meslek sahibi olan vekil ile meslek sahibi olmayan vekilden beklenilen makul özen ve becerinin aynı tutulması gibi bir görüşün kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, raporda baz alınan m2 fiyatını somut olarak belirlerken emsal aldıkları referans satışlara dair hiçbir somut bilgi ve referans bulunmadığını, ayrıca yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen yeminin hatırlatılmadan karar verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle vekilin hesap verme yükümlülüğünün doğal sonucu olarak ispat yükü üzerinde olan davalı vekilin savunmasını geçerli delillerle ispatlayamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.