5. Ceza Dairesi 2009/7764 E. , 2010/5791 K. "İçtihat Metni" Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2007 gün ve 2006/119 Esas, 2007/409 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş, sanık müdafiince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılı
**5. Ceza Dairesi 2009/7764 E. , 2010/5791 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...’ün yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2007 gün ve 2006/119 Esas, 2007/409 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş, sanık müdafiince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 16.06.2010 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı. Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu. Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi. Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi. Yargıtay C.Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti. Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 30.06.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı. Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Dosyada mevcut nüfus kaydının incelenmesinde mağdurenin doğum tarihi ile tescil tarihi arasında yaklaşık 2 yıllık bir sürenin bulunduğunun anlaşılması karşısında suç niteliğine etkisi bakımından mağdureye ait doğum tutanağı getirtilip mağdurenin resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak film ve kemik grafileri çektirilmek suretiyle sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak mağdurenin gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanması ve mağdurenin olayı ilk kez aktardığı rehberlik öğretmeni ile okul müdürünün tanık sıfatıyla olaya ilişkin beyanları alınıp, ayrıca okul idaresinden mağdurenin devamsızlık nedeniyle okuldan atılması koşullarının oluştuğu ve bunun tebliğ edildiği tarihler de sorularak tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 4810 sayılı Yasayla değişik 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7/f ve 23/B maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulu raporuna dayanılarak karar verilmesi, YCGK.nun dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Yasanın 61. maddedeki sıralamaya göre, 43. maddenin 103/6. maddeden sonra uygulanması gerektiği, ancak sanığın zincirleme biçimde kasten işlediği nitelikli cinsel istismar suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen ve sorumluluğu için en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken TCK.nun 103. maddesinin 6. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği, zincirleme biçimde gerçekleşen eylemlerin 103/6. maddeden öncekiler olması nedeniyle TCK.nun 43. maddesi uyarınca yapılacak artırımın 103/6. ile tayin edilen ceza üzerinden değil, bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve bunun 103/6. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi ile sonuç cezanın tayini gerektiği gözetilmeyerek sanığa eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 29.06.2010 tarihinde verilen işbu karar 30.06.2010 tarihinde Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.