8. Ceza Dairesi 2024/12762 E. , 2024/6579 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/320 E., 2018/1286 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı C
**8. Ceza Dairesi 2024/12762 E. , 2024/6579 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/320 E., 2018/1286 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Buldan Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Tedbire uymaması üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2017 tarihli ve 2017/138 Esas, 2017/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 ayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarih, 2018/320 Esas, 2018/1286 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kendisine yapılan testten de anlaşılacağı üzere uyuşturucu madde kullanmadığını, söz konusu olaylarla alakasının olmadığından beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü sanığın ... isimli arkadaşıyla arabada seyir halinde iken kaza sonucu arabayı kullanan .....nin öldüğü sanığın yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı arabada uyuşturucu madde bulunduğu idrar tahlilinde sanığın uyuşturucu kullanma durumunun negatif olarak tespit edildiği bu durumda sanığın uyuşturucu bulundurma suçunu işlediği yolunda mahkumiyetine yeterli kesin inandırıcı delil bulunmadığı kendisinin uyuşturucu bulundurma suçunu kabul etmeyip arabada bulunduğunu ve polisin bunun üzerine kazadan sonra iyileşince kendisini suçladığı belirten savunmalarının aksi sabit olmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesinin Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede sanığın trafik kazası geçirmesi üzerine sanığın 112 acil servis görevlilerince hastaneye getirildiğinde tıbbi müdahale sırasında giysileri çıkartıldığında giysilerinin arasında uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın aşamalarda değişen savunmalarında uyuşturucu maddeyi henüz kullanmadan araçta ele geçirildiğini savunduğu, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundaki hareketlerin seçimlik hareketler olduğu, uyuşturucu madde bulundurmanın sanığın cezalandırılması için yeterli olacağı anlaşılmakla yerel mahkemenin beraat kararı vermesi yönüyle yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında, 05.02.2016 tarihli eyleme ilişkin, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde itiraz süresinin 7 gün olarak belirtildiği, sanığın bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin ve merciinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 13.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı iki hafta içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 06.12.2018 tarihli, 2018/320 Esas, 2018/1286 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.