10. Hukuk Dairesi 2023/12491 E. , 2023/12761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/205 E., 2022/148 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından te
**10. Hukuk Dairesi 2023/12491 E. , 2023/12761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/205 E., 2022/148 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 1 Nisan 2009 tarihi ile sabah saat 08:00 ile akşam 19:30 arasında davalı ...'a ait olduğundan 30 Aralık 2012 tarihine kadar çalıştığı günlerin tespitini, 1 Nisan 2012 tarihli ile 31 Aralık 2012 tarihleri arasında ise ...'a devir edildiğini, toplam olarak 1 Nisan 2009 tarihi ile 30 Aralık 2012 tarihleri arasında sigorta günlerinin tespitini her türlü Mahkeme masraflarının davalılardan tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili aşamalardaki beyanında; taleplerin zamaaşımına uğradığını, zamanaşımı yönündende davanın reddi gerektiğini, ...'ın 2005 yılında basit usulle ahşap doğrama, mobilya üzerine dükkan açtığını, söz konusu işletmeyi 2012 Mart ayına kadar basit usulle devam ettirdiğini, 2012 Mart ayında işten elini çekmiş ve iş yerinin kapanışını maliyeye verdiğini, davalı ... da 1 Nisan 2012- 30 Aralık 2012 tarihleri arasında davacıyı sigortalı olarak gösterdiğini, davacı tarafın ...'ın 1 Nisan 2009- Mart 2012 arasında çalıştığına dair hizmet tesbiti ilgili taleplerini kabul etmediğini, ...'ın sürekli işçi çalıştırmadığını, ... Kasabası'nda faaliyet gösterdiğini, Kasaba'nın 6 ayı kış olduğu için yaz ayları dışında işletmenin kapalı olduğunu, bu dönemlerde iş olursa müvekkilince o iş yapılmakta herhangi bir eleman ancak amele mahiyetinde yevmiye ile çalıştırıldığını, sürekli bir çalıştırmanın söz konusu olmadığını, usta olarak da işleri babası ve kardeşlerince yapıldığını 2012 Mart ayında müvekkilinin iş yerini kapattığını, davacının usta olduğuna dair iddialarının asılsız olduğunu beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.01.2016 tarihli ve 2013/95 Esas, 2016/47 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... ait iş yerinde 01.04.2009-31.12.2011 tarihleri arasında her yıl Ocak, Şubat, Mart ayları dışındaki aylarda 30 ar gün olmak üzere toplam 810 gün olarak hizmet akdi ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu sürenin davacıya ait sigorta sicil nosuna işlenmesine, davanın diğer davalı ... yönünden ve fazlaya ilişkin talep yönünden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 17.04.2018 tarih, 2016/5973 Esas, 2017/8066 Karar sayılı bozma kararında; yapılacak iş, Kurumun yasal dayanağını 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinden alan hizmet tespiti davasında yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle davacıya davayı yöntemince Sosyal Güvenlik Kurumu'na yöneltmek üzere önel vermek ve usulüne uygun taraf teşkilini sağlayıp sonucuna göre hüküm kurmak gerektiğinden bahisle, sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur. B- Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 29.05.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/276 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan değerlendirmede; eldeki davanın 28.02.2018 tarihi itibariyle işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal süre zarfında taraflarca dosyanın yenilenmediği, böylelikle de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi uyarınca Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. C- 2. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarih, 2018/4989 Esas, 2019/1949 Karar sayılı bozma kararında; davacı adına çıkartılan 28.02.2018 tarihli duruşma günü tebliğinin muhatapla aynı konutta ikamet ettiği ve muhatabın yeğeni olduğu yazılı Mehmet Yat'a tebliğ edildiği, ancak muhatabın tebligat yapılan şahsın yeğeni olmadığı, başka mahallede oturduğunu ve ikametinde daimi oturan birine tebliğ edilmediğini beyan ettiği, bu haliyle tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, davacıya usulüne uygun duruşma günü tebliği yapıldıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde önce 28.02.2018 tarihinde yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına ve daha sonra 29.05.2018 tarihinde süresi içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz olmuştur. D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda esas karar numarası belirtilen kararıyla; tanık beyanlarından davacının davalı işyerinde çalıştığı anlaşılmakta olup yine tanıklar işyerinin yılın kış aylarında kapalı olduğunu beyan etmişlerdir, bu durumda, somut dosyanın incelenmesinde, davacının 01.04.2009 tarihinde davalı işyerinde işe girdiği, iş yerinin kapanış kaydının Mal Müdürlüğüne bildirildiği 05.03.2012 tarihine kadar, her yıl Aralık-Ocak-Şubat ve Mart ayları dışında kalan aylarda, davalılardan ...’a ait iş yerinde çalıştığı, ancak bu hizmetlerinin davalılardan ... tarafından Kuruma bildirilmediği sonucuna ulaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...'a ait iş yerinde 01.04.2009-31.11.2011 tarihleri arasında her yılın Aralık, Ocak, Şubat, Mart ayları dışında kalan aylarda (Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım aylarında) 30'ar gün olmak üzere toplam 720 gün olarak hizmet akdi ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, 21.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükmün eki sayılmasına, bu sürenin davacıya ait sigorta sicil nosuna işlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Feri müdahil Kurum vekili; Kurum kayıtlarının esas olup, tanık beyanlarının yeterli olmadığını, yazılı delille ispat gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 32 nci maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle feri müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.