T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1609 Esas KARAR NO : 2026/513 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI : 2022/100 Esas, 2024/168 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1609 Esas KARAR NO : 2026/513 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI : 2022/100 Esas, 2024/168 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: 2003 yılında Şam'da kurulan "..." markasının ülkemizde de 11/11/2021 tarihinde ... sayı ile markasını tescil ettirmek üzere başvuru gerçekleştirmiş olsa da, davalının mevcut tescili nedeniyle reddedildiğini, müvekkiline ait markanın tanınmış marka statüsünde olup, müvekkilinin söz konusu ibare üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu müvekkiline ait Türkiye'de kurulmuş olan "... Limited Şirketi" ile davalının ticari ilişkisini gösterir mahiyette 30/11/2020 tarihli faturanın bulunduğunu, " ... Limited Şirketi'nin 20/02/2018 tarihinde ülkemizde ticaret sicile kaydedildiğin, oysa davalının ... sayılı marka başvurunun 08/01/2021 tarihinde gerçekleştirildiğini ileri sürerek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP: Davalı cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının ise TPMK nezdinde tescil edilmek üzere ... başvuru numarası ile "... ..." ibareli marka için başvuruda bulunduğu, ancak davalının ... tescil numaralı markası nedeniyle tescil başvurusunun reddine karar verildiği, hak sahipliği yönünden yapılan değerlendirmede davacının Türkiye nezdinde kurmuş olduğu ... Ticaret Limited Şirketi üzerinden davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğu, bu ticari ilişki sırasında düzenlenen faturalarda ... ibareli faturaların kullanıldığı, bu haliyle davalının davacının markasal kullanımından haberdar olduğu ve kötü niyetli olarak tescil edilmeyen markayı kendisi adına TPMK nezdinde tescil ettirdiği, davacının önceye dayalı markasal kullanımlarının davalının kullanımlarından önce olduğu, davalı markası ile davacının markasal kullanımlarının birebir aynı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu markanın, davacının iddia etmiş olduğu gibi tanınmış marka statüsünde bir marka olmadığını, davacı tarafından iddia edilen öncelik hakkını kabul etmediklerini, zira işaretin, malın veya hizmetin ayırt edilemeyecek kadar benzer olması halinde, ilk başvuranın önceliğinin korunmakta olduğunu, pandemi sürecinde davacı şirketin, müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini, taraflar arasında ticari bir ilişki kurulduğunu ve müvekkil şirket tarafından ürün pazarlaması ve satılmasında herhangi bir sıkıntı yaşanmaması amacı ile marka tescil başvurusu yapıldığını, bu hususun da davacı şirket tarafından bilindiğini, kötü niyetli marka tescilinin başlı başına bir hükümsüzlük nedeni olarak kabulü hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının davacı ile ticaret yapması sonucu haberdar olduğu davacının yurt dışında tescilli "..." markasını Türkiye'de kendi adına tescil ettirdiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda bir markanın aynısını ya da benzerinin marka olarak tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyetli başvuru olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay'ın uygulamalarında daha çok güvenin kötüye kullanılması, kullanmak yerine başkalarının ticaretine engel olmak, sözleşmeye aykırılık vb. suretiyle marka tescillerinin kötüniyetli marka tescili halleri olarak kabul edildiği, kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyetin tescil başvurusu anında varolması gerektiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişki kurulduğunu ve müvekkili şirket tarafından davacıya ait ürünün pazarlaması ve satılmasında herhangi bir sıkıntı yaşanmaması amacı ile marka tescil başvurusu yapıldığını beyan ettiği, davacının marka başvurusunun da davalı markası gerekçe gösterilerek reddedildiği, dolayısıyla davalının marka tescilinin, davacının Türkiye'deki ticaretini engel olma amacı taşıdığı, kötü niyetli tescil nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/03/2026