6. Ceza Dairesi 2011/20784 E. , 2012/19609 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanı yağmaladıktan sonra, aracın bagajına kapatarak olay yerinden ayrılan sanıklar hakkında, zamanaşımı içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemiyle ilgili y
**6. Ceza Dairesi 2011/20784 E. , 2012/19609 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanı yağmaladıktan sonra, aracın bagajına kapatarak olay yerinden ayrılan sanıklar hakkında, zamanaşımı içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemiyle ilgili yerinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Hükmedilen cezanın türü ve süresine göre, sanık ... savunmanının süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, I- Sanık ... hakkında yağma ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Sanığın eylemi, diğer sanık ...'yle birlikte el ve işbirliği içerisinde işlediklerinin anlaşılması karşısında; azmettirilen olarak kabulü ile cezasından 5237 sayılı Yasanın 38/3. maddesi uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında yağma ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; yağma suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık ...'tan elde edilen, suça konu bıçak ile ilgili olarak polis memurları tarafından düzenlenen 01.06.2010 tarihli ön ekspertiz raporunda, toplam uzunluğu 17 cm olan “kelebek” tabir edilen bıçağın “piyasada alım satımı ve taşınması yasak olan bıçaklardan olmaması nedeniyle 6136 sayılı Yasa kapsamına girmediği”, mahkeme tarafından görevlendirilen Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin 22.02.2011 tarihli raporunda ise, “iki parça halinde namlusu üzerine katlanabilir kabzalı, 7 cm namlu uzunluğu olan, namlusunun en geniş yeri, 1,4 cm, bir tarafı kesmez, sivri uçlu, kesici batıcı namluya sahip bıçağın, namlusu üzerinde katlı bulunan iki parça halindeki kabzası açılıp ters tarafa birleştirildiğinde, namlusunun kabza üzerinde ... hale geldiği, bıçağın imal durumu itibariyle sustalı bıçaklardan olduğu ve 6136 sayılı Yasa kapsamına girdiği belirtilmiş ise de; Adli Tıp, Emniyet veya Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınacak olan rapor ile her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilip, bıçağın niteliği kesin olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-)Suça azmettirmeden söz edebilmek için, TCY'nın 38. maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, belli bir suçu işleme hususunda henüz fikri olmayan bir kişinin başkası tarafından bu suçu işlemeye karar verdirilmesi gerekir. Azmettirenin suçun işlenmesinde doğrudan bir katkısı yoktur. Azmettirenin girişimi ile suç işlenmektedir. Müşterek faillikte ise birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında, suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Somut olayda sanıkların yakınanı yağmalama konusunda fikir birliğine vardıkları, aralarında yaptıkları iş bölümü gereği sanık ...'nin, arkadaşı olan yakınanı bira içmek bahanesi ile olay yerine getirdiği, sanık ... ve yakınan araçta otururlarken sanıklar ... ve ...'in ellerindeki tabanca ve bıçakla olay yerine geldikleri, sanık ...'ın yakınanı bıçakla tehdit edip etkisiz hale getirerek üzerindeki 100 TL'yi aldığı, önceden planladıkları üzere sanık ...'in de üstlendiği rolün gereği olarak elindeki silahı sanık ...'a doğrultarak cep telefonu ve kontak anahtarı ile aracın arkasında bulunan yakınana ait içerisinde kıyafet, cep telefonu, cüzdan, dizüstü bilgisayar ve müzikçalar gibi malzemelerin bulunduğu çantayı aldığı, olayın inandırıcılığını sağlamak amacıyla da yakınanla birlikte sanık ...'ı da aracın bagajına kapatarak olay yerinden ayrıldıkları, sanık ...'ın olaydan sonra, yürüyerek yakınanı gideceği yere bıraktıktan sonra, yakınana daha sonra polise müracaat edeceğini söyleyerek olay yerine dönüp, diğer iki sanıkla buluştuğu ve yağmalanan malları paylaştıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemi, her bir şerikin olaya doğrudan katılımı sonucu el ve işbirliği içerisinde gerçekleştirdiklerinin kabulü ile 5237 sayılı Yasanın 37/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, resen de temyize tabi hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.