T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1382 - 2026/198 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1382 KARAR NO : 2026/198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2025 NUMARASI : 2025/107 Esas 2025/203 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/02/2026 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1382 - 2026/198 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1382 KARAR NO : 2026/198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2025 NUMARASI : 2025/107 Esas 2025/203 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 12/02/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12/02/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 14/08/2018 tarihinde Ankara ili Kalecik İlçesi Hacıköy mahallesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkili ...'nın eşi küçüklerin ..., ..., ...'nın babaları ... ve ...'nın oğulları ve farazi destekleri müteveffa ...'nın vefat ettiğini, ailesi olan davacıların maddi ve manevi açıdan perişan duruma düştüğünü, söz konusu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketine sigortalanmış ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, müteveffanın herhangi bir kusurunun olmadığını, zorunlu mali sorumluluk sigortasından davacı ... için 150.000,00 TL, küçükler ... için 2.000,00 TL, ... için 1.500,00 TL, ... için 1.500,00 TL anne ... için 10.000,00 TL, baba ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL desten yoksun kalma tazminatının ihtarnamenin tebliğ tarihinin sekiz iş günü sonrası olan 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; kaldırma kararından sonra ve asıl davada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacılar ... ve ... yönünden bakiye destekten yoksun kalma tazminatı bakımından ek dava açtıklarını belirterek, 43.924,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 iş günü sonrası olan 31.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin sorumluluğunun müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zarardan poliçe teminat limiti ile sınırlı bulunduğunu, bu nedenle müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün olayda kusurlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, müteveffaların sigortalı araçta yolcu olarak bulunması söz konusu olduğundan olayda hatır taşımasının mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; derdestlik ve yetki itirazlarının bulunduğunu ayrıca davacılara ödemenin de yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, dava konusu kazanın tek taraflı olması ve davacının desteği müteveffanın yolcu konumunda bulunması sebebiyle ayrıca bir kusur raporu alınmadığı, hatır taşımasına ilişkin itirazın değerlendirilmesi bakımından aile nüfus kayıt örnekleri dosyaya alındığı ve araç sürücüsü ile müteveffanın hala-dayı çocukları olduğu, kuzen oldukları tespit edilmiş ve akrabalar arasındaki ücretsiz taşımanın ahlaki bir ödev niteliğinde olduğu gözetilerek hatır taşımasına yönelik olarak, belirlenen tazminat miktarında bir indirim yapılmadığı, destekten yoksun kalma talepleri bakımından, asıl dava dosyasıyla ilgili olarak, ilk kaldırma kararında işaret olunan hususlar nazara alınarak aktüer hesabı yapıldığı, emniyet kemeri takmayan murisin kazanın etkisi ile araçtan fırlayarak yola savruldukları dikkate alındığında ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin içtihatları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu görüldüğü ve davacılar lehine hesaplanan toplam 2.038.062,14 TL üzerinden hesaplanan tazminattan bu oranda indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, ancak poliçe limitinin 360.000,00 TL olması sebebiyle bu indirimin de sonuca etkili olmadığı, birleşen dava yönünden, kaldırma kararında da işaret olunduğu üzere, belirsiz alacak davasında alacağın tamamının dava konusu yapıldığı ve belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı dikkate alınarak birleşen ek davanın derdestlik dava şartı sebebiyle usulden reddi gerektiği, asıl dava bakımından davacıların müteveffanın ölümü sebebiyle destekten yoksun kaldığı sabit olmakla destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, bu bağlamda yukarıda anılan ilkeler gözetilerek dosyaya sunulan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda haklılığı sabit olan destekten yoksun kalma talebine yönelik olarak, poliçe limiti ve davacıların destek payları da dikkate alınarak, poliçe limiti de buna göre garameten dağıtılarak, asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın ise derdestlik dava şartı sebebiyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle; "Asıl dava dosyası bakımından; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacılardan, ... için 184.579,11 TL, ... için 18.015,89 TL, ... için 22.666,20 TL, ... için 18.913,64 TL, ... için 47.200,24 TL, ... için 24.700,24 TL, destekten yoksun kalma tazminatının 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2020/6004 E., sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/377 E., sayılı dava dosyası bakımından; 6100 HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca derdestlik dava şartı sebebiyle açılan davanın usulden reddine" karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Gaziantep BAM 5. Hukuk Dairesi’nin 2019/2902.E 2021/3312.K sayılı 29.11.2021 tarihli ilamında; “Dava ve birleşen açıldığı tarihte taşınmaz değerinin davacı tarafça tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından HMK'nun 107/1.maddesi uyarınca dava belirsiz alacak davası niteliğindedir. Yargılama sırasında toplanan deliller sonunda tazminat miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın dava dilekçesinde belirttiği miktarı artırabilir. Bu durumda; davanın niteliği gereği bozmadan sonra ıslah yapılmaz kuralı uygulanmaksızın bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna göre davacının dava dilekçesinde belirttiği miktarı arttırması mümkün olduğu halde ( emsal niteliğindeki Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 30/06/2020 tarih 2019/12105 esas 2020/6513karar, 27/02/2020 tarih 2019/8621 esas 2020/3513 karar sayılı kararı) davanın belirsiz alacak davası olmadığı ve ikinci defa ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiştir.” denildiğini, 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. Maddesinde; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verildiğini, belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK’nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabileceğini, ayrıca davasını HMK’nın 176. ve devamı maddelerine göre, bir kez de ıslah edebileceğini, amir hükmü gereği; KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’ndan KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’ndan müvekkili ... için 227.064,31 TL, küçükler ... için 35.140,67 TL, ... için 29.675,99 TL, ... için 29.649,47 TL, baba ... için 33.753,27 TL ve anne ... için 48.639,71 TL olmak üzere toplam 403.923,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının ihtarnamenin tebliğ tarihinin sekiz iş günü sonrası olan 31.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep edilmiş olmasına rağmen eksik ve hatalı olarak karar verilmiş olduğu gerekçesiyle, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Belirsiz alacak davası açan davacının talep artırım yahut ıslah suretiyle geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi mümkün olup bu durum davanın açılması ile alacağın tamamının dava konusu edilmesinin bir sonucudur. Diğer bir anlatımla belirsiz alacak davasında geçici talep sonucunun kesin talep sonucuna dönüştürülmesi imkânının varlığı, alacağın tamamının dava konusu edilmediği anlamına gelmez. Dolayısıyla belirsiz alacak davasının açılmasıyla alacağın tamamı dava konusu edilmiş olduğundan aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması hâlinde derdestlik söz konusu olur. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2022 tarih ve 2022/1985 Esas - 2022/3372 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.10.2025 tarih ve 2025/5817 Esas ve 2025/7682 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03.06.2024 tarih ve 2024/241 Esas, 2024/5604 Karar sayılı ilamı ) Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılardan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK’nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.