2. Ceza Dairesi 2024/1011 E. , 2024/12496 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/573 E., 2021/31 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136815 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanun…
**2. Ceza Dairesi 2024/1011 E. , 2024/12496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/573 E., 2021/31 K. SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136815 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Somut olayda, katılan ...'ın, zararının giderildiğine dair yazı işleri müdürü huzurunda 17/04/2019 tarihli dilekçe verdiği anlaşılmakla, kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde yer alan “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, somut olayda katılanın 17.04.2019 tarihli dilekçe ile zararının suça sürüklenen çocuk tarafından giderildiğini belirtmesi ve kovuşturma aşamasında katılanın zararının karşılanması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezadan aynı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Ankara 3. Çocuk Mahkemesinin 21.01.2021 tarihli ve 2016/573 Esas, 2021/31 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle; suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 151/1 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 80 gün adlî para cezasından, aynı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 40 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, devamında aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 33 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL’den 660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.