11. Hukuk Dairesi 2015/12630 E. , 2016/6182 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/06/2015 tarih ve 2015/463-2015/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma t…
**11. Hukuk Dairesi 2015/12630 E. , 2016/6182 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/06/2015 tarih ve 2015/463-2015/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin % 2,5 oranında hissedarı olan davalının uzun süredir şirket işleriyle ilgilenmediği, şirketin ekonomik durumunu hiç takip etmediğini, davalının ortaklar kurulu toplantısına davet edilmesine rağmen toplantıya katılmadığı gibi 05/05/2012 tarihli ortaklar kurulu tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin kararın davalının rızası olmadığı için ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilemediğini, bunun üzerine yeniden olağanüstü toplantı kararı alındığını, ancak tebliğe rağmen davalının 03/09/2009 tarihli olağanüstü toplantıya katılmadığını ve ortaklıktan ihraç edilmesine ilişkin karar alındığını, davalı ile diğer ortaklar arasında aile meselelerinden dolayı husumet bulunduğunu ve tarafların ortaklık yapmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek davalının şirketten ihracına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirkette sermaye arttırımı yapılamamasının müvekkilinin genel kurul toplantısına katılmamasıyla bir ilgisinin bulunmadığını, diğer ortaklardan ... ve ... ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle ortaklığın sürdürülmesinin müvekkili açısından da katlanılmaz hal aldığını, çıkma davasını kabul ettiklerini, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca müvekkilinin davacı şirkette sahip olduğu esas sermaye payının gerçek değerinin hesaplanarak ayrılma akçesinin ödenmesine ve davanın açılmasına sebep olmadıklarından yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, müvekkili aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.