8. Hukuk Dairesi 2015/21420 E. , 2018/12765 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili, 13.02.2015 tarihinde haczedilen menkullerin, davalı 3. kişiye ait olmadığını ileri sürerek, İİK'nun 99. maddesine daya…
**8. Hukuk Dairesi 2015/21420 E. , 2018/12765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili, 13.02.2015 tarihinde haczedilen menkullerin, davalı 3. kişiye ait olmadığını ileri sürerek, İİK'nun 99. maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalı 3. kişi ile borçlu arasında yakın akrabalık bağı olduğu, dava konusu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste gerçekleştirildiği, yine haciz adresi güzellik salonunun ... borçlu adına kayıtlı işyeri olduğu, 3. kişinin faaliyet tarihinin borcun doğum tarihine denk geldiği,beyana göre oluşturulan vergi kayıtlarının mülkiyet iddiasını ispatlamaya yeterli kesin ve somut delil olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda istihkak iddiasının muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı 3. kişi vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, takibe konu alacak miktarı 28.285,67 TL olup, toplam alacak miktarı hacizli malların değerinden az olduğundan vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken davacı taraf yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.