11. Hukuk Dairesi 2024/181 E. , 2025/793 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1435 E., 2023/464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/788 E., 2020/294 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... Petrolcülük San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonuc…
**11. Hukuk Dairesi 2024/181 E. , 2025/793 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1435 E., 2023/464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/788 E., 2020/294 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davalı- birleşen davada davacı ... Petrolcülük San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.02.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davanın davacısı ... Ulus Nak. .... Oto. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ile birleşen davanın davalısı ... Bankası A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; tarafların 30.09.2010 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, daha sonra aralarındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, davalının ariyet ve cezai şarttan kaynaklı alacak davası açtığını, müvekkili ile davalı arasında 21.01.2015 tarihli sulh sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede davalının toplamda 184.297,00 TL alacaklı olduğunun ve müvekkili şirketin bu alacağı 18 eşit taksitte ve 01.05.2015 tarihinde başlamak üzere 10.238,00 TL bedelli 18 senet ile ödemesinin kararlaştırıldığını, anlaşmaya uygun hareket eden müvekkilinin ... Bankası A.Ş.'ye talimat verdiğini, teminat mektubunun süresinin 19.01.2017 tarihine kadar uzatılmasını sağladığını, taksitler halinde 184.297,00 TL'yi eksiksiz ödeyerek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, ayrıca müvekkilinin iradesinin fesata uğratılarak yine 18 eşit taksitli 6.666,00 TL bedelli senetler de alındığını, bunları da ödeyen müvekkilinin toplamda 119.998,00 TL daha ödeme yaptığını, böylece neticede müvekkilinden genel toplamda 304.285,00 TL tahsilat sağlandığını, ancak davalının uhdesinde duran ve konusuz kalan teminat mektubunu onuncu aydan beri oyalayarak iade etmediğini, 29.12.2016 tarihinde müvekkilinin bankaca arandığını, davalının mektubu nakde çevirmek için bankayla temasa geçtiği bilgisinin verildiğini, sulh olunan rakamdan fazlası ödendiği halde kötüniyetli davalının teminat mektubunu bozdurma çabasına girdiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya konusuz kalan teminat mektubundan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun iptaline ve iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, ... Uluslararası Nakliyat Akaryakıt Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davacı şirketin eski bayisi olduğunu, bayilik kapsamında doğan ve doğacak borçların teminatını teşkil etmek üzere 365.000,00 TL bedelli, 04.02.2014 vadeli teminat mektubunu davalı şirkete teslim ettiğini, teminat mektubunun en son 19.01.2017 tarihine kadar geçerli olacak şekilde süresinin uzatıldığını, ancak davalı bankanın, 29.12.2016 tarihinde ödeme talebini ve teminat mektubu aslını aldığı halde ödeme yapmadığını, müşterisine bilgi vererek ... Uluslararası Nak. Akaryakıt Oto . San ve Tic. A.Ş.'nin mahkemeden tedbir kararı almasını beklediğini ve Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/788 E. sayılı dosyasından alınan 30.12.2016 tarihli tedbir kararını gerekçe göstererek ödemeyi tamamen durdurduğunu, davalı bankanın garanti sözleşmesi hükümlerine muhalefet ettiğini ileri sürerek tazmini talep edilen tutar olan 300.000,00 TL'nin 30.12.2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahisiline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Asıl davada davacı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında, davacıya ait iki ayrı istasyon için akaryakıt bayilik sözleşmesi yapıldığını, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmemesi ve bayilik sözleşmelerinin sona ermesine/ feshedilmesine sebep olması yanında kendisine ariyeten verilen malzemeleri iade etmemesi üzerine davacı aleyhine alacak davası açıldığını, davalar devam ederken tarafların 21.01.2015 tarihli sulh sözleşmesi imzaladıklarını, görülmekte olan davalar için bu sözleşmeye uygun sulh sözleşmeleri tanzimle davaların sözleşme gereği sonlandırılmasının sağlandığını, müvekkili şirketin mahkeme kararı ile ve peşinen alabileceği miktarı davacının yeniden bayilik yapacağı inancı ile hiçbir vade farkı da işletmeden 18 takside böldüğünü, sulh sözleşmesinin 5/7 maddesi gereğince davacının edimini yerine getirmediğini, yeni bir bayilik sözleşmesi imzalamadığı için sözleşmede tespit edilen 300.000,00 TL cezai şartın tahsili amacıyla teminat mektubunun 300.000,00 TL'lik kısmının tazmini sureti ile cezai şart alacağının tahsili talebinin hukuka uygun olduğunu, müvekkili şirketin teminat mektubunun tazmini için ilgili bankaya müracaat etmesine rağmen bankanın ödeme yapmak yerine müşterisine haber vererek tedbir kararı almasını ve ödemenin yapılmamasını sağladığını, müvekkili şirketin sadece sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı tahsil etmek istediğini, dava dışı sulh sözleşmesi niteliğindeki sözleşmenin tarafları bağladığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı lehine tanzim edilen teminat mektubunun muhatap ile lehdar arasındaki bayilik sözleşmesine istinaden düzenlendiğini, gerek bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacaklar, gerekse diğer ihtilaflar üzerinde anlaşma sağlanamadığından davacının Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2014/715 E. sayılı dosya ile lehdar aleyhine “ariyet olarak teslim edilen malzemelerin aynen iadesi olmadığı takdirde rayiç bedellerinin ve geç tesliminden kaynaklı cezai şart alacağının tahsili için toplamda 142.343,00 TL üzerinden açtığı davanın sulh sözleşmesi ile sona erdiğini, teminat mektubununun nakde çevrilmesine ilişkin talebin 30.12.2016 tarihinde işlem yapılmak üzere teslim alındığını ve teminat mektubunun paraya çevirme talebi yapılan sulh sözleşmesi ile şirketlerine 300.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinden 300.000,00 TL'lik kısmının tazmininin talep edildiğini, bankanın davacıya işbu dava nedeniyle 300.000,00 TL ödemek zorunda olmadığını, zira bankanın kendi iradesi ile değil Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/788 E. sayılı dosyada verilen tedbir kararı uyarınca ödeme yapmaktan kaçındığını, bankaya ihtiyati tedbir kararının bildirilmesi ile artık bankanın temerrüdünden söz edilemeyeceğini, 30.12.2016 tarihinde işleme konulmak üzere teslim alınan teminat mektubuna istinaden aynı gün mesai saati bitmeden tedbir kararı alındığına dikkat edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; davacının bayilik sözleşmesi yapmamakla ve davalı tarafından da sulh sözleşmesi hükümleri kapsamında davacı taraftan bayilik sözleşmesi yapılması talebine yönelik talep şartı konulmakla birlikte bu talep yerine getirilmediğinden davacının dava konusu edilen teminat mektubundan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile teminat mektuplu kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, birleşen dosya yönünden: tazmin talepli dilekçe ekinde sulh sözleşmesi sunulmaması ve banka için talebin değerlendirilmesi için geçecek süre dikkate alınarak mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının dava tarihinde ve halen geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, karar asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, asıl dosya yönünden menfi tespit, birleşen dosya yönünden tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı-birleşen davada davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Petrolcülük San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak asıl davada davacı ... Nak. .... Oto. San. ve Tic. A.Ş.'ye ve birleşen davada davalı ... Bankası A.Ş.'ye ayrı ayrı verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.