11. Hukuk Dairesi 2013/6488 E. , 2014/13606 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2012 NUMARASI : 2012/138-2012/216 Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2012/138-2012/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı…
**11. Hukuk Dairesi 2013/6488 E. , 2014/13606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2012 NUMARASI : 2012/138-2012/216 Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 32. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2012 tarih ve 2012/138-2012/216 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/09/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette üretim ve imalattan sorumlu müdür olarak çalıştığı dönemde 03.12.2008 tarihinde meydana gelen patlamada 2 kişinin vefat ettiğini, 6 kişinin de yaralandığını, ceza yargılamasında davalının % 25 oranında kusurlu bulunduğunu, patalamada zarar görenlere ödenen tazminatın kusuru oranında davalıdan tahsili için başlattıkları takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve % 40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, olay tarihinde müvekkilinin üretim ve imalattan değil satış ve pazarlamadan sorumlu olduğunu, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, müteselsil boçluların birbirlerine rücuunda zamanaşımı süresinin aralarındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirleneceği, olayda taraflar arasına sözleşmeden kaynaklanan bir rücu ilişkisinin bulunmadığı, tarafların birlikte zarar veren haksız fiil faili konumunda oldukları, buna göre zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu, ödeme tarihinden, zarar ve kusurun öğrenildiği bilirkişi raporunun üzerinden bu sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.