10. Hukuk Dairesi 2021/9373 E. , 2022/14173 K. Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No : Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. …
**10. Hukuk Dairesi 2021/9373 E. , 2022/14173 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No : Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, kazalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasıyla 100,00-TL maddi, 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Bilirkişilerce hazırlanan olay tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içeren olaya uygun, açıklayıcı, denetime elverişli hükme dayanak alınabilecek nitelikteki 27/01/2020 tarihli kusur raporundan anlaşıldığı üzere davacının 15/11/2011 tarihinde iş yerinde öğle yemeği saatinde geçirdiği beyin kanamasında harici hiçbir etki bulunmayıp genel sağlık durumundaki faktörlerin etkili olduğu ve bu olayda davalı işverene atfı kabil bir kusurun bulunmadığı değerlendirilmekle açılan davanın reddine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Bucak 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2019/223 Esas 2020/103 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;iş kazasından kaynaklı tazminat davalarında tazminat alacağının hesaplanabilmesi için öncelikle tarafların kusur oranlarını belirtir rapor alınması ve sonrasında ATK veya Adli Tıp birimi olan üniversite hastanelerinden iş kazasından kaynaklı maluliyet oranı ve meslekten kazanma gücü kaybı ile geçici ve sürekli iş göremezlik sürelerinin tespiti için rapor aldırılması gerektiğini, SGK Başmüfettişi tarafından herhangi bir kusur değerlendirilmesi yapılmadığını, bilirkişi raporunda yüksek sesle gürültülü ortamda kulaklık kullanmadan çalışmanın beyin kanamasına sebebiyet verebileceği hususlarının değerlendirilmediğini, müvekkili davacının beyin kanamasının hangi nedenden kaynaklandığının dahi belirtilmediğini, yalnızca beyin kanaması sebeplerinin yüzeysel olarak raporda belirtildiğini, bu nedenle yetersiz ve eksik araştırma sonucu düzenlenen raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı şirketin kusurlu olduğunun açıkça ortada olduğunu, müvekkili davacının işyerinde, işe giriş sağlık raporu alınarak işe girerken sağlıklı olduğuna dair hekim raporu alınarak sağlıklı bir şekilde işe başladığını, yerel mahkemece beyin kanamasının sebebinin kesin olarak belirlenmesine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığını, yerel mahkemece sözlü yargılama duruşma günü tebligatı yapılmasına karar vermeden dosyanın esassı hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dava, 16/11/2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı kazalının davalı iş yerinde mermer işçisi olarak çalıştığı, öğle yemeği molasında baş ağrısı nedeniyle hastaneye götürüldüğü, kendisinin beyin kanaması geçirdiğinin tespit edilmesi üzerine ameliyata alındığı, bir süre tedavi gördüğü ve sol gözünü kaybettiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tahkikat raporunda olayın iş kazası sayıldığı ve işveren şirketin ya da 3.kişi/kişilerin kusurlu olduğuna dair bir hususun tespit edilemediği şeklinde belirtildiği, mahkemece aldırılan 27/01/2020 tarihli bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda ise “davacı ...’ ın, işyerinde öğle yemeği sırasında şiddetli baş ağrısı ile başlayan beyin kanamasında harici hiçbir etki bulunmayıp genel sağlık durumundaki faktörlerin etkili olduğu, beyin kanaması olayında davalı işverene atfı kabil bir kusurun bulunmadığı” şeklinde belirtildiği ve mahkemece işbu raporun hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazasında sorumluluğun tespiti noktasında toplanmaktadır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur. Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, hükme esas alınan kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan olayın iş kazası olduğu tartışmasız olup, beyin kanamasında kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının da bedensel faktörler olarak etkili olduğu, sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği ve bu durumun olayın uygun illiyet bağını oluşturabileceği ve kısmi sebebi olabileceği gözetilerek kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği ortadadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez. Tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda, Mahkemece yapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin var ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarfından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek -verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek- davacının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde beyin kanaması riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, olaydan önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı işyerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, işyeri hekimliği, işgücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir nörologun da yer alacağı üçlü bilirkişi heyetinden meydana gelen iş kazası olayında davacı veya davalının kusurunun bulunup bulunmadığını, kusuru bulunanlar varsa her bir taraf için ayrı ayrı açıklanmak suretiyle nedenlerini, beyin kanamasında işyeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu da kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.