1. Ceza Dairesi 2022/15485 E. , 2024/3719 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/146 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürür…
**1. Ceza Dairesi 2022/15485 E. , 2024/3719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/6 E., 2022/146 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kartal (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2012 tarihli ve 2012/5 Esas, 2012/391 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/3192 Esas, 2015/3102 Karar sayılı ilâmı ile özetle; eyleme bağlı kastın bıçakla kasten yaralamaya yönelik olduğu, mağdurun yüzündeki yaralanma nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilip sabit iz yönünden raporu da aldırılarak, bu suçtan temel cezanın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi gözetilerek teşdiden belirlenmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiği halde suç vasfında hataya düşülerek ve eksik soruşturma sonucu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/253 Esas, 2016/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, hükmolunan cezanın, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verildiği, bu kararın 28.04.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararı ile sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde 14.09.2020 tarihinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığa usulûne uygun tebligat yapılmadan ve son sözü sorulmadan hüküm kurulduğuna, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Suç tarihinde Necmettin'in mağdurun yanında işçi olarak çalıştığı, ücretini birkaç kez istemesine rağmen alamadığı, bu nedenle taraflar arasında anlaşmazlık oluştuğu, olay günü alacağını almak için Necmettin ile oğlu olan sanığın mağdurun işlettiği çay ocağına gittikleri ve burada taraflar arasında tartışma çıktığı, mağdurun yerden aldığı tabure ile sanığa vurarak yaraladığı ve yine babası olan Necmettin'e de vurarak yaraladığı, bu sırada sanığın da olay yerinde gördüğü bıçağı alarak haksız tahrik altında mağduru iki bıçak darbesi ile yüz ve batın bölgesinden, yüzünde sabit iz oluşturmayacak, batın bölgesinde hemotoma neden olacak, hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladıktan sonra herhangi bir engel bulunmadığı halde eylemine son verdiği anlaşılmıştır. 2. Gerekçeli karar başlığında şikayetinden vazgeçen ...'ın sıfatının "mağdur" yerine "müşteki" olarak, ...'ın sıfatının ise "sanık" yerine "müşteki sanık" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, sanık adına çıkarılan ve tebliğe rağmen mazereti olmaksızın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği ihtarını içeren davetiyenin bizzat kendisine tebliğ edildiği halde duruşmaya katılmadığı, mazerette bildirmediği dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanmadığı, eylemin sanık tarafından bilerek ve isteyerek yaralama kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun tüm unsurlarının oluştuğu, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe başlığı altında (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2022/6 Esas, 2022/146 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.