3. Hukuk Dairesi 2010/21384 E. , 2010/21720 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava ve ıslah dilekçesinde 10.594 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili dilekçesinde…
**3. Hukuk Dairesi 2010/21384 E. , 2010/21720 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava ve ıslah dilekçesinde 10.594 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacılar vekili dilekçesinde; paylı mülkiyete tabi taşınmazın davalı tarafından kullanılması nedeniyle, 01.01.2002 – 31.12.2006 tarihleri arasındaki dönem için 6.500 TL ecrimisilin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 01.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile bu kez 10.594 TL. ecrimisilin tahsilini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, 2.278,08 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacılara payları oranında ödenmesine, davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen kısa kararda; davanın kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli kararda; faize ilişkin hüküm kurulmadığı, ayrıca bir kısım davacılar tarafından açılan davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır. 10.4.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır. Anılan İçtihat gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.