İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati Tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı .. Şti. Yetkilileri ... ve ... arasında işbirliği anlaşması imzalandığını, bu Anlaşmanın 2, 3 ve 7.6. maddesine göre sözleşme yürürlükte kaldığı müddetçe ilgili markaların Türkiye'de kullanım hakkı, karşı tarafa sınırlı ve geçici …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/218 KARAR NO: 2026/361 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:22/12/2025 NUMARASI:2025/1489 E. - 2025/1492 K. DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati Tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı .. Şti. Yetkilileri ... ve ... arasında işbirliği anlaşması imzalandığını, bu Anlaşmanın 2, 3 ve 7.6. maddesine göre sözleşme yürürlükte kaldığı müddetçe ilgili markaların Türkiye'de kullanım hakkı, karşı tarafa sınırlı ve geçici olarak verildiğini, karşı tarafın, müvekkil şirket'in markasını kullanarak dolandırıcılık fiilleri işlediğini, piyasaya yüksek miktarda borç bıraktığını, üçüncü kişi mağdurlar, müvekkili şirketin İsviçre merkezine sayısız şikayetlerde bulunduklarını ve bu nedenler ile müvekkil şirketin, sözleşmeyi feshettiğini, feshe rağmen karşı tarafın, müvekkiline ait marka ve alan adlarını kullanmaya devam etmekte olduğunu tüm bu nedenlerle HMK m. 389 ve TTK m. 61 gereği teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte olunması halinde hakkaniyet uygun bir teminat karşılığında; .. — ... — şeklindeki domain isimlerinin kullanılmasını durdurulması ve bu kapsamda ilgili sitelere erişimin engellenmesi ile ilgili domain isimlerinin kullanım haklarının müvekkil şirkete devredilmesinin sağlanmasını, ..., ....., .../, ... şeklindeki domainlere erişimin engellenmesini, davalı'nın “...” uzantılı yahut bu ibareyi ihtiva eden e-mailleri kullanmasına son verilmesini, davalı şirketin unvanında yer alan ve müvekkil şirketin tescilli markası olan ... ibaresinin değiştirilmesini, davalının uhdesine bulunan ve müvekkili şirkete ait olan her türlü, antetli kağıt, damga, mühür, kaşe, web sitesi politikaları, tanıtım ve videolar ile fotoğrafların, akreditasyon öncülleri ile talimatlarının ve müvekkili şirkete ait her türlü ...'ın geri dönüşü olmayacak şekilde imha edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI;İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2025 tarihli, 2025/1489 Esas- 2025/1492 Karar sayılı kararıyla; "..Markalarda ülkesellik prensibinin geçerli olduğu, davacının Türkiyede tescilli markasının bulunmadığı anlaşılıyor ise de, dosyaya sunulan yurtdışı tescil kayıtları itibariyle davacının Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. ve 1. md göre davacının Türkiyede tanınmış markası için koruma talep edebileceği, dolayısıyla, tedbir talep edenin marka hakkına dayalı olarak da talepte bulunduğunun anlaşıldığı, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alındığında, marka hakkına dayalı olarak da açılmış bir talep olması nedeniyle, uyuşmazlığın çözümünde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de tartışılmasının gerektiği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/1.maddesi gereğince bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi olduğu, görevsizlik nedeniyle ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilemeyeceği" gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Tedbir talep eden vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı markasının Türkiye'de tescilli olmadığını, davalı şirket yetkilileri ile işbirliği anlaşması imzalandığını, karşı tarafın müvekkilinin markasını kullanarak dolandırıcılık fiilleri işlediğini, piyasaya yüksek miktarda borç ıraktığını, İsviçre merkezine sayısız şikayette bulunulduğunu, taleplerinin haksız rekabete yönelik olduğunu, karşı taraf ile aralarındaki sözleşmenin 16/07/2025 tarihinde e-posta yoluyla feshedildiğini, Beyoğlu ... Noterliği'nin 26/09/2025 tarihli,... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, marka ve alan adı kullanımlarının durdurulmasının istenildiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Karşı taraf istinaf dilekçesine cevap vermemiştir. GEREKÇE:İhtiyati tedbir talep eden vekilinin, müvekkilinin yurt dışında tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirket yetkilileri ile davacı arasında sözleşme imzalanarak, sözleşmenin 2,3 ve 7.6 maddesine göre sözleşme yürürlükte kaldığı müddetçe ilgili markaların kullanım hakkının sınırlı ve geçici olarak karşı tarafa verildiğini, sözleşmenin feshine rağmen karşı tarafça müvekkilinin marka ve alan adının kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.Mahkemece uyuşmazlığın marka hakkına dayalı olarak açıldığı, mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK 390/1 maddesinde: "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak, asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir." hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafça dava ve istinaf dilekçesinde, yurt dışında tescilli markalarının bulunduğunu, karşı tarafça sözleşmenin feshine rağmen marka ve alan adlarının kullanılmaya devam edildiği ileri sürülmekle, 6769 Sayılı SMK'da yurt dışında tescilli markaların koruma şartları da düzenlendiğinden, karşı tarafın fiilinin haksız rekabete yol açıp açmadığının tespitinin, ihtisas mahkemesi sıfatıyla Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki tedbir talep eden tarafça aynı iddialar ileri sürülerek İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1404 Esas sayılı dosyasında da 04/12/2025 tarihinde ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkemenin 08/12/2025 tarihinde görevsizlik kararı verdiği, bunun üzerine istinaf başvurusuna konu dosyada tekrar talepte bulunulduğu, Dairemizce istinaf başvurusunun incelendiği, karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması yerine, farklı mahkemelerden aynı konuda mükerrer taleplerde bulunulmasının da usule uygun olmadığı, sonuç olarak mahkemece görevsiz olduğundan bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2025 tarihli, 2025/1489 Esas- 2025/1492 Karar sayılı kararına yönelik tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı ihtiyati tedbir talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026