11. Hukuk Dairesi 2011/15596 E. , 2013/1444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2010 tarih ve 2007/795-2010/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgel
**11. Hukuk Dairesi 2011/15596 E. , 2013/1444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/03/2010 tarih ve 2007/795-2010/113 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, gerçek kişi davalılar ile davacı arasında imzalanan inançlı işlem sözleşmesi gereğince davalı şirketteki 20 pay karşılığı 200.000 TL. nin müvekkiline ait olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin şirkete gizli ortak olduğunu, davacının 200.000 TL sermaye bedelini ödediğini, davalıların inançlı işlem sözleşmesine aykırı davranarak davacının davalı şirketin yönetimi ile ilgili kararlarda söz sahibi yapılmadığını, ortaklık haklarının kullandırılmadığını, kar payı alamadığını, davacının alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını ancak davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin şirketteki hissesini 27.03.2007 tarihinde devrettiğini, şirket ortaklarının koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sorumlu olduklarını, davacının 200.000 TL bedeli şirkete ödemediğini, davacının davalı şirketin hissedarı olmaması sebebiyle şirket yönetiminde söz sahibi olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, ... Dersanesinin isim hakkının alınmasında davacının yardımcı olduğunu, davacıya verilen vekaletin temsil kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının 200.000 TL hisse bedeli ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı davalı şirkete ortak olmadığından şirketle ilgili olarak alacak iddiasının yerinde bulunmadığı, dava konusu sözleşme altında imzası bulunan kişilerin şirket adına şirket kaşesi altında imza atmamaları sebebiyle de sözleşmenin şirket yönünden bağlayıcı olmadığı, sözleşme gereğince davacının ödeme yapmadığı bu sebeple alacaklı bulunmadığı gibi kendi muvazasına dayanarak talepte bulunmasının yasal olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.