(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15958 E. , 2011/2705 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, ... Köyü 874 parsel sayılı 5340 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalı gerçek kişiler…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/15958 E. , 2011/2705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, ... Köyü 874 parsel sayılı 5340 m2 yüzölçümlü taşınmazın davalı gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı olduğunu, yörede 1998 tarihinde yapılan ve 14/02/2007-14/08/2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosunda öncesi orman olan taşınmazın kadastro komisyonu tarafından orman sayılmayarak orman alanı dışında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın kısmen orman alanı içine alınmasını istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede arazi kadastrosuna 1981 yılında başlanmış, 04.01.1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Davalı taşınmaz ve komşu parsellerin kadastro tutanak örnekleri ve varsa dayanak kayıtları getirtilip değerlendirilmediği gibi, eski tarihli memleket haritası ve geniş ölçekli kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek çakıştırılmadığı için davalı taşınmazın memleket haritasındaki konumu denetime olanaklı şekilde gösterilmemiştir. Bundan ayrı; delicelikler ve yabani zeytinliklerin orman ağacı olduğu, orman içindeki bu gibi yerlerin ancak 26.01.1939 tarih, 3573 Sayılı “Zeytinciliğin Islah ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Yasa” hükümlerine göre yetkili makamlarca tahsis edilip, koşullarının yerine getirilmesi ve o kişi adına tescili konusunda yetkili makamlarca karar verilmesi ya da verilen bu karar uyarınca tapu kaydı oluşturulması durumunda o yerin orman sayılmayacağı yasa gereği olduğuna ve davalı da böyle bir tahsis ve tapuya dayanmadığına göre, bilirkişiler tarafından taşınmazlar üzerinde bulunduğu bildirilen aşılı zeytinlerin, delicelerin aşılanması sonucu mu meydana getirildiği, aşının yaşının kaç olduğu bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Diğer taraftan; davalı taşınmazın memleket haritasında delicelik olduğu ve halende deliceden aşılanmış zeytin ağaçları ile kaplı olduğu ve eğiminin %18 olduğu açıklandıktan sonra, eğim durumuna göre 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve incelemeye dayalı raporlara dayalı hüküm kurulamaz.