12. Ceza Dairesi 2021/494 E. , 2025/219 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/930 E. 2016/552 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahkemece sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen hüküm, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin süresinde yapt
**12. Ceza Dairesi 2021/494 E. , 2025/219 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/930 E. 2016/552 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahkemece sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen hüküm, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin süresinde yaptığı duruşmalı inceleme talebinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4, 53/6. maddelerine göre 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve inşaat mühendisliği mesleğini yapmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına ilişkin hüküm verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nin temyiz isteği; eksik incelemeye, kusur tespitine, sorumluğunun söz konusu olmadığına, Belediyeden kabul görmüş bir dosyanın ruhsatını imzalamasının doğal olduğuna, kaçak bina olduğuna ve kanunsuz olarak binaya su, elektrik bağlandığına, suçu olmadığı halde cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van ilinin kuzeyinde merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Van yolu caddesi 90 ada 9 parselde bulunan Yıldız apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu bir kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; yıkılan binanın yapı sahibinin hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... ile binanın teknik uygulama sorumlusunun sanık ... olduğu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Haziran 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Yıldız Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmediği, 15.03.1999 tarihli yapı ruhsatı, 10.11.1999 tarihli yapı kullanma izin belgesi, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1999 yılı içinde ve /veya sonrasında yapıldığının anlaşıldığı, Yıldız Apartmanının yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girmekte olduğu, 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sisteminin betonarme olup 1 zemin ve 3 normal kat olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, apartmana ait yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin olduğu, mimari projeden binanın zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu ve yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgelerinde belirtilen zemin kat yüksekliğinin mimari proje ile uyumlu olmadığı, normal kat yüksekliklerinin mimari proje ile uyumlu olduğunun belirlendiği, karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanımının 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16 dan daha düşük olduğu, buna göre de binaya dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına geldiği, apartmanın statik projeleri, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan incelemelerden etriye çapı açısından yeterli gözükürken, etriye aralığı açısından yetersiz olduğunun anlaşıldığı, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme raporu rölevesi ile proje verilerine göre zemin kat kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, beton numuneleri içinde standart dışı irilikte agregalar belirlendiği, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda binanın bazı kat kolon ve kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yetersiz olduğunun belirlendiği, sonuç olarak yıkılan binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının rapor edildiği görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilâ tarihli bilirkişi kurulu raporunda; "Sanıklardan yapı sahibi ve yapı müteahhidi ... ile fenni mesul inşaat mühendisi ... ...'nın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandıkları, birinci dereceden deprem bölgesinde bulunan bir şehirde yapmış oldukları binanın bilimsel ve fenni gereklere uygun şekilde yapılmadığını bildikleri ve meydana gelecek bir depremde binanın yıkılabileceğini öngördüklerinin kabulü zorunlu olduğundan somut olayda bilinçli taksirle hareket ettikleri, diğer sanıklardan yapı ruhsatını düzenleyen yapı ruhsatını kontrol eden Belediye Fen İşleri Müdürlüğü çalışanları ... -... ile yapı ruhsatını onaylayan zamanın Belediye Başkanı ...'nin kanunen kendilerine verilen görevleri ihmal ettikleri..." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'nin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 3194 sayılı İmar Kanunun 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, bu konuda Erciş Noterliğine ait 11.03.1999 tarihli taahhütnameyi vermiş olan sanık ...'nin, fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sanık ...'nin sorumlu olduğu, ve yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunun mahkemece kabul edildiği olayda; 1-Depremde yıkılan ve 1.derecede deprem bölgesinde bulunan Yıldız apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde; karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda elde edilen ortalama basınç dayanımının 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16' dan daha düşük olduğu, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme raporu rölevesi ile proje verilerine göre zemin kat kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, beton numuneleri içinde standart dışı irilikte agregalar belirlendiği, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda binanın bazı kat kolon ve kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yetersiz olduğunun belirlendiği; bu yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu, buna göre sanık ...'nin yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 1 yıl süre ile yasaklanmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Erciş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ...'nin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanık ...'nin kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.