Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/14639 E. , 2024/4606 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/14639 Karar No : 2024/4606 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı /... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/03/2016 tarihli, E:2014/3998, K:2016/866 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişki
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/14639 E. , 2024/4606 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/14639 Karar No : 2024/4606 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı /... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/03/2016 tarihli, E:2014/3998, K:2016/866 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Mülkiyeti davacılara ait Ankara İli, Kalecik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde davalı belediyece yapılan binanın, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen imar uygulamaları kapsamında inşa edildiği ve kendi taşınmazlarına zarar verildiğinden bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.635,28-TL maddi tazminatın, zarar tarihi olan 11.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek 25.493,36-TL faiziyle birlikte, ayrıca 20.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararda; Uyuşmazlıkta; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:... Değişik İş nolu dosyasında ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacıların maliki oldukları Ankara İli, Kalecik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin bitişiğinde davalı belediyece yapılan binanın, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen imar uygulamalarına rağmen inşasına devam edildiği, davalı idarece söz konusu mahkeme kararının gereği gibi uygulanmadığının görüldüğü, Davacıların maddi tazminat talepleri incelendiğinde; Öğretide ve Danıştay içtihatlarında, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, idarenin eylem veya işleminden gerçek, miktarı belli, uğranıldığı kanıtlanmış bir zararın doğması ve idarenin eylem veya işlemiyle meydana gelen zarar arasında bir nedensellik bağının bulunması gerektiğinin kabul edildiği, İdarenin tazmin sorumluluğunun bulunup bulunmadığının da kesin olarak ortaya çıkmış, miktar olarak belirgin, gerçek bir zararın bulunduğu aşamada incelenebilmesi mümkün olduğu, tazminat davası açılabilmesi için gerekli ön koşul olan, gerçekleşmiş bir zararın henüz bulunmadığı, ortaya konulamadığı bir aşamada idarenin hizmet kusurunun olup olmadığının irdelenmesine de gerek bulunmadığı, Olayda; ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:... Değişik İş sayılı dosyasında ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında özetle; ''davacıların maliki oldukları parselin bitişiğinde belediyece yapılan binanın, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen imar uygulamaları kapsamında inşa edilmesi nedeniyle, kendi taşınmazlarının zarara uğradığı, bu zararın toplam 10.635,28-TL olduğu'' yönündeki tespit ve görüşlerin hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bu durumda; yukarıda yer verilen açıklamalar ile söz konusu bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacıların uğramış oldukları 10.635,28-TL zararın davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, Davacıların, anılan zarara ilişkin olarak zarar tarihi olan 11.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek 25.493,36-TL'lik faiz talepleri incelendiğinde; Faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği, Bu bağlamda; Mahkemenin 05.04.2018 tarihli ara kararı ile, davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri 10.635,28-TL maddi zararın davacılara ödenmesi halinde, anılan 10.635,28-TL için 11.10.2001 tarihinden 13.05.2011 tarihine kadar işleyecek yasal faiz miktarının ne kadar olduğunun tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen 08.06.2018 kayıt tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu yasal faiz miktarının toplamda 24.736,37-TL olduğunun tespit edildiği, anılan bilirkişi raporuna davacılar tarafından yapılan itirazlar yerinde yerinde görülmeyerek, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğunun anlaşıldığı, yukarıda yer verilen açıklamalar ile İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacıların uğradıkları 10.635,28-TL'lik zarara ilişkin olarak zarar tarihi olan 11.10.2001 tarihinden işbu dava tarihi olan 13.05.2011 tarihine kadar işletilecek faiz miktarının 24.736,37-TL'nin davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların fazlaya ilişkin talebinin ise reddi gerektiği, Davacıların manevi tazminat talepleri incelendiğinde ise; Manevî tazminatın, kişilik haklarının ihlâli hâlinde meydana gelen eksilmenin, başka türlü giderim yolunun bulunmaması nedeniyle, uğranılan manevi zararın kısmen de olsa telafi edilmesini sağlayan manevî bir tatmin aracı olduğu, Anayasada ve Yasada yer alan emredici kurallar karşısında idarenin, maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan kaçınmasının, "ağır hizmet kusuru" oluşturacağı açık bulunduğundan, idari işlemin tarafı olan kişinin hizmet kusuru nedeniyle duyduğu her türlü sıkıntı ve üzüntüden kaynaklanan manevi zararının giderilmesinin gerektiği, yukarıda aktarıldığı üzere söz konusu mahkeme kararlarını derhal ve gereği gibi uygulamadığı saptanan davalı idarenin olayda ağır hizmet kusurunun bulunduğu ve davacıların devam eden süreçte manevi yönden zarara uğradığı, dolayısıyla manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların oluştuğu açık olup, uğradıkları manevi zarara karşılık olarak herbir davacı için ayrı ayrı 2.500,00-TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, davacıların fazlaya ilişkin talebinin ise reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 35.371,65-TL maddi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin (756,99-TL) maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine, karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırı olduğu, temyize konu kararın kabule ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca taraf teşkili sağlanması açısından bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Ankara İli, Kalecik İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin maliki olan davacılar tarafından, parselin bitişiğinde belediyece yapılan binanın, hukuka aykırılığı yargı kararıyla tespit edilen imar uygulamaları kapsamında inşa edildiği ve kendi taşınmazlarına zarar verildiğinden bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.635,28-TL maddi tazminatın, zarar tarihi olan 11.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek 25.493,36-TL faiziyle birlikte, ayrıca 20.000,00-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı kuralı yer almış, aynı maddenin 2. fıkrasında da, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve UYAP bilişim sistemleri ortamında yapılan MERNİS nüfus kayıt sorgulaması sonucunda alınan nüfus kayıt örneğinin birlikte incelenmesinden, davacılardan ...'in 30.04.2023 tarihinde vefat ettiği, davacının ölüm tarihi itibarıyla kızları ... ve ...'in sağ olduğu anlaşılmıştır. Davayı takip yetkisinin kendilerine geçtiği tespit edilen mirasçıların davaya devam edip etmeyeceklerini bildirmeleri için 30 günlük süre verilmesine ilişkin Dairemizin 07/02/2024 tarihli ara kararının, davacının yukarıda anılan mirasçılarının tespit edilen adreslerine tebliğ edildiği, bu yazıya mirasçılar tarafından herhangi bir yazılı beyanda bulunulmadığı görülmektedir. Bu durumda, yargılama devam ederken davacılardan ...'in vefat ettiği ve davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçılarının bu aşamada herhangi bir başvurularının bulunmadığı gözetilerek, İdare Mahkemesince, adı geçen davacı hakkında 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davacıların maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam ...-TL maddi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin (...-TL) maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile toplam ...-TL manevi tazminatın davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine dair temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 04/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.