(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/25921 E. , 2013/22565 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki ben
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/25921 E. , 2013/22565 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine, 2-Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde 27.03.2000 tarihinden 20.02.2012 tarihine kadar işçi olarak aralıksız çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin haksız ve ihbar önellerine uyulmadan fesh edildiğini, bir miktar kıdem tazminatı ödendiğini, ancak eksik ödeme yapıldığını, ihbar tazminatı ödenmediğini, davacının yıllık izinlerini 7 gün üzerinden kullandığını, fazla mesai yaptığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmişitir. Davalı vekili, davacının kendisinin işten ayrıldığını, bir hafta sonra aynı alanda iş yeri açtığını, davalının buna rağmen "kul hakkı" diyerek davacıya alacaklarını ödediğini, ibraname aldığını, taleplerinin zaman aşımına uğradığını, yasal mesai saatleri içinde çalıştığını fazla mesai yapmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sonaerdiği, kıdem ve ihbar tazminatı ile raporda belirlenen diğer alacaaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, davacının fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla mesai ücreti talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımlarına göre davacının 07.30-19.00 saatleri arasında 11,5 .../.. saat çalıştığı kabul edilmiş ve 1 saat ara dinlenme tenzil edilerek fazla mesai ücreti hesap edilmiş, mahkeme hakkaniyet indirimi yapılarak alacak hüküm altına alınmıştır. Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Somut olayda, davacının günde 11,5 saat çalıştığı kabul edildiği halde ara dinlenmenin 1,5 saat yerine 1 saat olarak alınması yasal düzenleme karşısında hatalı olmuştur. Ara dinlenme 1,5 saat olarak alınmalı ve fazla mesai süresi ise buna göre hesap edilmelidir. 3-Davacı yıllık izinlerini yıllık 7 gün üzerinden kullandığını, bakiyesini kullanmadığını iddia ederek yıllık izin ücreti talep etmiştir. Davacının hizmet süresine göre 184 gün yıllık izne hak kazandığı, 77 gününü kullandığı, 107 gün kullanmamış yıllık izni bulunduğu kabul edilerek 107 günlük yıllık izin ücretinin tahsiline karar verilmiştir. Yıllık izin konusunda ispat külfeti altında bulunan davalı yıllık izin defteri veya eş değer belge sunarak ispat görevini yerine getirmemiştir. Ancak davalı vekili delil listesine yemin deliline dayandığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre yıllık izin ücretinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.