T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/229 - 2025/1613 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/229 KARAR NO : 2025/1613 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.01.2024 NUMARASI : 2022/1360 Esas 2024/1 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.12.2025 İl…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/229 - 2025/1613 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/229 KARAR NO : 2025/1613 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.01.2024 NUMARASI : 2022/1360 Esas 2024/1 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.08.2022 tarihinde, davacıya ait araca, davalı nezdinde sorumluluğu temin edilen ... plakalı aracın kusurlu olarak çarparak maddi hasar verdiğini, alınan ekspertiz raporunda görüleceği üzere toplam zararın KDV dahil 79.114,59 TL olarak tespit edildiğini, bu zararın KDV dâhil ödenmesi gerektiğini, alınan ekspertiz raporu için KDV dâhil 472,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, zararlarından davalının sorumlu olduğunu, ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; hasar tazminatı için şimdilik 100,00 TL'nin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline, 472,00 TL ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar tazminatına ilişkin 69.915,00 TL tutarın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, 472,00 TL ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olup reddi gerektiğini, Trafik Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri gereği yabancı plakalı bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonrası ortaya çıkan hasarlar için kusur esasına göre ve yabancı sigorta şirketi adına mali sorumluluk sigortası limit ve şartları çerçevesinde davalı Büro’nun sorumluluğu doğduğunu, haksız davada belirsiz alacak olarak başvuruda bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığını, KTK gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zarar görenin uğradığı “gerçek zararı” kanıtlaması gerektiğini, davalı Büro'nun KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, aksi durumda sigorta şirketinin, hesaplanan hasar tutarıyla birlikte KDV’den sorumlu tutulmasının kabulünün mümkün olmadığını, davalının, sigortalının kusurlu olması halinde sorumluluğu olabileceğinden, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, ekspertiz ücretine ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, dava konusu dosyada eksper raporunun 15.10.2022 tarihinde alınıp, davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna 26.10.2022 tarihinde hasar tazminatına ilişkin talepte bulunulduğunu, herhangi bir bildirimde bulunmaksızın doğrudan eksper raporu aldıran ve sigortacılığın temel ilkesi olan iyi niyet kurallarını ihlal eden başvuranın, eksper ücretinden sorumlu olacağını, başvuran tarafın davalı nezdinde muaccel bir alacağı oluşmadığını, bu sebeple de davalının temerrüde düşmesinden bahsedilemeyeceğini, bu sebeple başvuranın faiz taleplerinin reddi gerektiğini, savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazası nedeni ile hasar bedeli nedeniyle tazminat talebine ilişkin olduğu; olay tarihinde davacının kırmızı ışıkta durduğu sırada gerisinden gelen yabancı plakalı aracın, arka kısmından çarpması nedeniyle oluşan kazada bilirkişiden alınan raporda, davacının kusuru bulunmadığını, davalının sorumluluğunda olan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebileceği, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 69.915,00 TL olduğu, davalı sigortanın, bedeli ödeme yükümlülüğünün, gerekli belgelerle birlikte başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğacağı, 69.915,00 TL'nin dava tarihinden önce temerrüdün oluştuğu ispatlanamadığından dava tarihi olan 21.12.2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 69.915,00 TL'nin dava tarihi olan 21.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, (2022 yılı poliçe limiti dahilinde davalının sorumlu tutulmasına), Ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunda belirlenen KDV dahil hasar bedelinin fahiş olduğunu, güncel piyasa değerinden uzak olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlarda belirtilen şekilde yapılması gerektiğini, Genel Şartlara göre öncelikle onarım veya eş değeri ile değiştirme, mümkün değil ise yenisi ile değiştirmenin söz konusu olduğunu ve sorumluluklarının anlaşmalı onarım merkezlerindeki bedelle sınırlı olduğunu; eksperden aldıkları rapora göre hasar bedelinin 9.320,00 TL parça bedeli, 13.450,00 işçilik bedeli olarak hesaplandığını, bu nedenle bilirkişi tarafından hesaplanan rakamla fahiş fark olduğunu, davalının KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının KDV ödediğini kanıtlaması gerektiğini, KDV ödendiğine dair belge sunulmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen karada, kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından, hükmedilen tazminatın fahiş belirlendiğinden bahisle istinaf edilmiştir. Haksız fiilen kaynaklanan, maddi zararların tazmininde, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlar "gerçek zarar" ile sorumlu olduğundan, zarar gören ancak, gerçek zarar ile sınırlı olarak zararını talep edebilir. Trafik kazasından kaynaklanan araçta meydana gelen hasara yönelik davalarda, davacı aracın kaza tarihindeki değeri kadar zarardan sorumlu olacağından, zarar gören aracın tamirinin ekonomik olmamasına rağmen aracı tamir yoluna giderek, zararın artmasına neden olmuş ise, artmasına neden olduğu miktarı haksız fiil sorumlusundan talep edemeyeceğinden, kaza neticesinde, araçta onarım bedelinin tespiti yanı sıra, aracın onarılmasının ekonomik olup olmadığının da alınacak bilirkişi raporu ile değerlendirilmesi, aracın tamirinin ekonomik olmadığı durumda zarar gören aracını tamir ettirmiş olsa dahi, talep edebileceği zararın, aracın kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarındaki ikinci el değerinden, sovtaj değeri düşüldükten sonra kalan bakiye kadar olabileceği göz ardı edilmemelidir. Somut olayda, davacı 30.08.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde ... marka, 2001 model aracının hasarlandığından, bahisle onarım bedeline ilişkin olarak alınan ekspertiz raporuna istinaden eldeki davayı açarak, onarım bedelini istemiştir. Gerek davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda, gerekse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda, aracın kaza tarihindeki değerine ilişkin bir belirleme yapılmadığı gibi, "her ne kadar ilk derece mahkemesi kararında, aracın tamirinin ekonomik olduğunun ve kaza tarihindeki rayiç değeri tespit edilerek zararın belirlendiği belirilmiş ise de" tamirinin ekonomik olup olmadığı da değerlendirilmeksizin, sadece onarım bedeli tespit edilmekle yetinildiği görülmüştür. Bu haliyle, hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve gerekçeli olmaması nedeniyle, davalından talep edilebilecek "gerçek zararın" tespiti açısından yeterli değildir. Bu nedenle mahkemece, öncelikle davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasar kayıtları Plaka ve Şase no bildirilmek suretiyle Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden sorularak, varsa hasar kayıtları da getirtildikten sonra, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda - amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın tespit edilmesi yönünden makine mühendisi bilirkişiden ek rapor yahut yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağına ilişkin değerlendirme içermeyen, bu nedenle yetersiz sayılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'ın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek, öncelikle, davacıya ait aracın kaza tarihindeki önceki hasar kayıtları, plaka ve şase no'su bildirilmek suretiyle Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden sorularak varsa ve gerektiğinde hasar kayıtları da getirtilerek, bundan sonra dosya daha önce rapor alınan bilirkişiye yahut yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek, açıklanan hususlarda ek rapor ya da rapor alınarak, kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklarda korunarak davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/107 D.iş 2024/105 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına ilişkin kararı gereğince, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/4628 Esas dosyasın depo edilen 122.145,21 TL bedeli nakit teminatın yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.