Başvuru, iptal davasında hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iptal davasında hakkaniyete uygun karar verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/10/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Çocuk cerrahisi uzmanı olan başvurucunun Çocuk Ürolojisi yan dalında uzmanlık belgesi alma istemiyle yaptığı başvuru Tıpta Uzmanlık Kurulunun (Kurul) 16/3/2011 tarihli işlemi ile reddedilmiştir. Başvurucu, başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Kurulun 25/8/2009 tarihli ve 6 sayılı değerlendirme kriterleri ile 18/7/2009 tarihli ve 27292 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin geçici maddesindeki "...Çocuk Ürolojisi..." ibaresi ile "Tıpta Uzmanlık Yan Dalları, Bağlı Ana Dalları ve Eğitim Sürelerine Dair Çizelge" başlıklı Ek-3 çizelgenin sırasında gösterilen "Çocuk Ürolojisi" yan dalına ilişkin düzenlemenin iptali talebiyle Danıştay Sekizinci Dairesinde (Daire) 4/7/2011 tarihinde dava açmıştır. Daire 25/6/2015 tarihli kararıyla dava konusu Yönetmelik'in 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmış olması sebebiyle söz konusu Yönetmelik'in iptali talebi yönünden davanın konusunun kalmadığını tespit etmiştir. Uzmanlık belgesi talebinin reddine ilişkin işlem ile dayanağı olan değerlendirme kriterleri yönünden ise değerlendirme kriterlerinin incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Daire, başvurucunun ilk başvurusu üzerine uygulanan kriterler ile itirazı üzerine uygulanan kriterlerin aynı olduğunu, Kurulun 2/5/2011 ile 3/5/2011 tarihli toplantılarında daha önce de tüm başvuranlar için aynı şekilde uygulanmış olan kriterlerin bir karar hâlinde belirtildiğini tespit etmiş; objektif ve denetlenebilir nitelikte olan değerlendirme kriterlerinin Kurulun anılan tarihlerdeki söz konusu toplantılarından önce de tüm başvuranlar için aynı şekilde uygulandığı ve ilk başvurulardan sonraKurulkararı hâline getirilmesinin öngörülebilirlik ilkesine aykırı olmadığı sonucuna varmıştır. Sonuç olarak Daire; Yönetmelik'in iptaline yönelik talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, işlemin ve dayanağı olan değerlendirme kriterlerinin iptali talebi yönünden ise davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyiz talebi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/3/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 4/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 30/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.