Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5045 E. , 2024/1274 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5045 Karar No : 2024/1274 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İş Makinaları Yedek Parça İnş. Taah. Nakl. Maden San. Tic. Ltd. Şti. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5045 E. , 2024/1274 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5045 Karar No : 2024/1274 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İş Makinaları Yedek Parça İnş. Taah. Nakl. Maden San. Tic. Ltd. Şti. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2013/Mart-Aralık, 2014/Şubat, Mart dönemleri katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan davacı şirket adına düzenlenen ihbarnamelerinin kanuni temsilcinin ikametgah adresinde tebliğ edilmeye çalışılmadan önce şirketin bilinen adresine tebliğe çıkarıldığına dair tebliğ mazbatalarının ara kararı ile istenilmesine karşın davalı idare tarafından söz konusu tebliğ mazbatalarının dosyaya ibraz edilmediği, dolayısıyla alacağın şirket açısından usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, davacı adına tanzim edilerek tebliğ edilen ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne,... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarece yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 2013/Mart-Aralık, 2014/Şubat, Mart dönemleri katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 saylı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesinde, "Tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ilan yolu ile tebliğ edilir.Şu kadar ki, ilgilinin kabul etmesi şartiyle, tebliğin daire veya komisyonda yapılması caizdir." düzenlemesine, "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, "Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılır. Tüzel kişilere yapılacak tebliğ, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılır. Tüzel kişilerin mütaaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılması kafidir. Tebliğ, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılır. (Muhatap yerine bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir.)" kuralına yer verilmiş, "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 1, fıkrasının 3.bendinde 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin de bilinen adreslerden olduğu belirtilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında "İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır." düzenlemesine, 102. maddesinde ise "Bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için, öncelikle muhatabın bilinen adreslerinde, muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerekir. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngörmüştür. Ayrı bir tüzel kişiliği olan şirket adına yapılacak tebligatın da kural olarak öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliği yoluna gidilerek ilgilinin adreste bulunamaması veya adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının usulüne uygun şekilde tespit edilmesi durumunda, kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde bulunanlardan birine yapılabileceği açıktır. İkâmet adresinde yapılacak tebligatlarda da tebliğ yapılabilecek kişiler bakımından, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmama ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmama şartları dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir. Dosyanın incelenmesinden; asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 16/06/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği görüldüğünden, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, mükellefiyet kaydının re'sen terkini nedeniyle bilinen iş yeri adresinde bulunmayan asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin ikâmet adresinde tebliğe gönderilmesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101/3. maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kanuni temsilciye gönderilen tebligat evraklarının incelenmesinden; ihbarnamelerin 20/09/2018 tarihinde pusulanın kapıya yapıştırılması suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102/5. maddesi uyarınca pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beşinci günde tebliğ edilmiş sayıldığı, pusulanın yapıştırılmasından önce kanuni temsilci adresine gönderilen her iki tebligat parçasında da tebliğin hangi tarihte yapılmaya çalışıldığına ilişkin tarih bulunmadığı gibi, iki tebligat arasında münasip süre bulunduğu hususunun da davalı idare tarafından ortaya konulamadığı ve tebligat alındısında muhatabın adreste bulunamamasına ilişkin açıklama içeren şerh ile posta memuru imzasının da bulunmadığı görüldüğünden yapılan tebligatın hukuka aykırı olduğu, bu durumda alacağın şirket açısından usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğinden, ... sayılı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.