9. Hukuk Dairesi 2025/9773 E. , 2026/1113 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2285 E., 2025/1651 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/56 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2025/9773 E. , 2026/1113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2285 E., 2025/1651 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/56 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.04.2007-12.02.2018 tarihleri arasında satış danışmanı olarak ücret + prim esası ile çalıştığını, ayrıca yol ve yemek yardımı yapıldığını, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev tanımı gereği ikinci el satışlarını yapan davacının bir müşteriye ait aracı 80.000,00 TL bedel ile satılabilecekken 73.750,00 TL bedelle sattığının tespit edildiğini, Şirketin ciddi bir para kaybetmesine sebep olduğunu, bununla ilgili savunmasının istendiğini, savunmasını veren davacının avukatı ile görüşeceğini söyleyerek ve mazeret beyan etmeden işyerini terk ettiğini, rapor bitimi işe başlaması gerekirken dava konusu yapılan olayla ilgili olarak arabulucuk davetinin geldiğini, davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedilmediğini, davacının primlerinin ödendiğini, herhangi bir alacağının kalmadığını, talep ve dava konusu yapılan bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılamayacak şekilde son bulduğunu ispat etmekle davalının yükümlü olduğu, davacının iş sözleşmesine işverence eylemli olarak son verildiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya devamlılık arz edecek şekilde prim ödemesi yapıldığı açık olduğundan primin giydirilmiş ücrete eklenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dosya kapsamına göre işverence davacının işyerine uzaktan erişiminin sınırlandırıldığı, vekâletnamesinin iptal edildiği ve fiilî olarak iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği, feshin haklı nedenle yapıldığının ispat edilemediği, davacının kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, ancak yıllık ücretli izin alacağının dava tarihinden sonra ödendiği dikkate alındığında bu alacak açısından davanın konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerine alacağın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının esas ücretine prim eklenmesinin hatalı olduğunu, 2. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 3. Davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde bizzat davacı tarafından tek taraflı sona erdirildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; aylık ücret miktarı ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.