8. Hukuk Dairesi 2016/16687 E. , 2020/3311 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Hazine ve dahili davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, Hazine adına orman vasfıyla kayıtlı 242 parsel sayılı taşınmazın da içer…
**8. Hukuk Dairesi 2016/16687 E. , 2020/3311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Hazine ve dahili davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, Hazine adına orman vasfıyla kayıtlı 242 parsel sayılı taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanda ... Genel Müdürlüğünce ... Barajı yapımı için kamulaştırma çalışması yapıldığını belirterek taşınmazdaki bağ ve ağaçların müvekkilince meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı ve dahili davalı vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı Maliye Hazinesi vekili ve dahili davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir . Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 242 parsel sayılı taşınmazın 2.950.328 metrekare alanlı olduğu, orman vasfıyla 1999’da tesis kadastrosuyla davalı Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu sabittir . Bilindiği üzere; bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (472l s.lı TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Kavak ve söğüt ağaçları, kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde kabul edilmemektedir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.