4. Ceza Dairesi 2022/16651 E. , 2024/9433 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2667 E., 2022/2534 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin 10.11.2022 tarihli dilekçesindeki talebinin temyiz istemi niteliğinde olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Böl…
**4. Ceza Dairesi 2022/16651 E. , 2024/9433 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2667 E., 2022/2534 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafiinin 10.11.2022 tarihli dilekçesindeki talebinin temyiz istemi niteliğinde olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sebebiyle aynen açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın ruhsatsız inşaat yapmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğine, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin kamu menfaatine ve adalet duygusuna aykırı olup işlenen suçun karşılıksız kalmasına sebep olacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın ruhsatsız yapı yapmak suretiyle üzerine atılı imar kirliliğine neden olduğu İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İmar kirliliğine neden olma suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi bulunması ve somut olayda 12.05.2009 tarihinde işlenen imar kirliliğine neden olma suçu yönünden, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 22.07.2022 tarihinde dolması nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi zorunluluğunun bozmayı gerektidiği, ancak bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğundan, kararın mahkumiyete ilişkin gerekçe bölümü ve hüküm fıkrası çıkarılarak kararın gerekçesinin çıkarılan bölümüne "Sanığa yüklenen imar kirliliğine neden olma suçunun, kanunda (TCK'nın 184/1 maddesinde) öngörülen cezasının üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıllık asli, 12 yıllık uzamış (mutlak) dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suç tarihi olan 12/05/2009 tarihinden sonra sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresi bitmeden 15/10/2020 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, dava zamanaşımını kesen son nedenin sanık hakkında 07/04/2022 tarihinde kurulan mahkumiyet hükmü olduğu, birden fazla kesme nedeni bulunan somut olayda, her kesme nedeninden sonra yeniden işlemeye başlasa da (09/09/2011 hagb kesinleşme tarihi ile 19/11/2012 ikinci suçun işlenmesi tarihleri arasındaki durma süresi dikkate alındığında) uzamış dava zamanaşımı süresinin 22/07/2022 tarihinde dolduğu anlaşılmakla, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." ibareleri, hüküm fıkrası yerine de "Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasının, on iki yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, Yapılan yargılama giderlerinin, Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," ibareleri eklenmek ve diğer yönleri aynen bırakılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri ile 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, bu kapsamda önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde, istinaf incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 34. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.