Başvuru, arama, yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmaması ve buna bağlı olarak açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve adil yargılanma hakkının, hukuka aykırı olarak verilen arama kararı nedeniyle konut dokunulmazlığı, özel ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; arama, yakalama ve gözaltı tedbirlerinin hukuki olmaması ve buna bağlı olarak açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ve adil yargılanma hakkının, hukuka aykırı olarak verilen arama kararı nedeniyle konut dokunulmazlığı, özel ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına 27/6/2019 tarihinde karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Hakkari Emniyet Müdürlüğünün (Emniyet Müdürlüğü) 27/1/2016 tarihli yazısıyla 26/1/2016 günü saat 47'de gelen ihbarda özetle; aralarında başvurucunun evinin de bulunduğu çeşitli evlerin adresleri bildirilerek, bu adreslerde on kadar teröristin kaldığının belirtilmesi üzerine şüphelilerin yakalanabilmesi ve elde edilebilecek suç ve suç unsurları ile tahkikata konu olabilecek malzemelere mevzuatın ilgili maddeleri gereğince el konulabilmesi amacıyla gecikmesinde sakınca bulunan hal olduğu ifade edilerek 27/1/2016 tarihinde saat 30-00 saatleri arasında bir defaya mahsus arama, yakalama ve el koyma kararı talep edilmiştir. Emniyet Müdürlüğünün söz konusu talebi Cumhuriyet savcısı tarafından 27/1/2016 günü saat 00'da şüphelilerin kaçması, elde edilecek delillerin yok edilmesi veya yer değiştirmesine karşın gecikmesinde sakınca bulunan hâl olduğu belirtilmek suretiyle kabul edilerek söz konusu tarih ve saatler aralığında arama, yakalama ve el koyma kararı yazılı olarak verilmiştir. 27/1/2016 günü saat 05 sıralarında evde başlatılan arama sonucu başvurucu, saat 10 sıralarında yakalanmış ve saat 03'te yakalama ve arama tutanağı düzenlenmiştir. Yapılan arama neticesinde yakalanan başvurucunun bilgi sahibi olarak ifadesinin alınarak Emniyet Müdürlüğünden serbest bırakılması yönünde Cumhuriyet savcısı tarafından 27/1/2016 tarihinde yazılı talimat verilmiştir. Hâkkari Devlet Hastanesince, başvurucu hakkında saat 30 sıralarında genel adli muayene raporu düzenlenmiştir. Aynı gün saat 30 sıralarında düzenlenen yakınlarına haber verme tutanağından, başvurucunun yakalandığı ve gözetim altına alındığının oğluna bildirildiği anlaşılmıştır. Başvurucu, bilgisine başvurulmak üzere Emniyet Müdürlüğüne götürülmüştür. Emniyet Müdürlüğünde bilgisine müracaat edilen başvurucu 27/1/2016 günü saat 15'te alınan beyanlarında özetle; ihbara konusu ile ilgili olarak evinde hiçbir şekilde ve hiçbir zaman örgüt mensubu, eleman, mühimmat bulunmadığını, PKK/KCK terör örgütü ile hiçbir irtibatının olmadığını, yaptıkları eylemleri desteklemediğini, kardeşi nin beş gün önce askerden geldiğini, o günden beri evinde sürekli misafir bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm organlarını tanıdığını, PKK/KCK terör örgütünün eylemlerinin şahıslarına ve Hâkkari halkına zarar verdiğini düşündüğünü ifade etmiştir. Saat 05'te düzenlenen salıverme tutanağından, başvurucunun istememesi nedeniyle çıkış doktor raporu alınmaksızın salıverildiği anlaşılmıştır. Hakkâri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucu 2/2/2016 tarihinde, yapılan tüm aramalarda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, ayrıca ihbar dışında yasa dışı herhangi bir faaliyette bulunduğuna dair somut bir delile ulaşamadığı gerekçesiyle başvurucu hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ve bu karar 22/2/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, haksız yakalama sebebiyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesine dayanarak, 29/2/2016 tarihinde Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) tazminat davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde özetle; örgüte üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla yaşadığı ikamette kolluk ekipleri tarafından operasyon yapıldığını ve sabaha karşı evinde yakalandığını, yakalama tutanağı düzenlendiğini, sabaha karşı hastaneye götürüldüğünü, hakkında yakalama ve gözaltı formu düzenlendiğini, Emniyet Müdürlüğünde ifadesi alındıktan sonra salıverme tutanağıyla serbest bırakıldığını, Başsavcılıkça yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, Emniyet Müdürlüğünde kaldığı süre içerisinde özgürlüğünden alıkonulduğunu, maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, psikolojik sorunlar yaşadığını ve halen bu sorunları yaşamakta olduğunu, haksız olarak yakalanması nedeniyle maddi ve manevi zararları olduğunu, 500 TL maddi ve 900 TL manevi olmak üzere toplam 1400 TL tazminatın yakalanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tazminat talebini inceleyen Mahkeme, başvurucunun soruşturma dosyasında sadece beyanı alınmak üzere Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğünü ve savunması alındıktan sonra serbest bırakıldığını belirterek koruma tedbiri nedeniyle tazminat davası açılmasının koşulları oluşmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle açılan davanın reddine 17/5/2016 tarihinde kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu 23/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Hasan Akboğa [GK], B. No: 2016/10380, 27/3/2019, §§ 19-