7. Hukuk Dairesi 2011/1683 E. , 2011/7001 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 155 ada 2, 3 ve 5, 176 ada 7, 175 ada 16 parsel sayılı sırasıyla 1009,49 m², 930,25 m², 3876,18 m², 4571,58 m² ve 2641,12 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılar
**7. Hukuk Dairesi 2011/1683 E. , 2011/7001 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 155 ada 2, 3 ve 5, 176 ada 7, 175 ada 16 parsel sayılı sırasıyla 1009,49 m², 930,25 m², 3876,18 m², 4571,58 m² ve 2641,12 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1/5'er hisse ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... adına tespit edilmişlerdir. Davacılar ..., ..., ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Davacılar yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmışlardır. Mahkemece davacıların davalarının reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazların davacıların dayandığı Nisan 1323 tarih 48 nolu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı, taşınmazlar üzerinde zilyet davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Gerçekten de dava ve temyize konu 155 ada 2,3 ve 5, 176 ada 7, 175 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalılar ... ve arkadaşlarının tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın süre zilyet oldukları, davacı tarafın dayandığı Nisan 1323 tarih 48 nolu tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazların bir an için davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilse dahi davacıların dayandıkları bu tapu kaydında malik olarak görünen ve davacıların dedesi olduğu anlaşılan ... (... ...)'in 1979 yılında vefat etmesi, tapu kaydının tedavül görmemesi ve davalıların tespitin yapıldığı 29.07.2004 tarihine kadar 20 yılı geçen zilyetlik süreleri gözetildiğinde tapu kaydının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-C maddesi hükmü gereğince zilyet davalılar yararına hukuki değerini yitirdiğinin kabulü gerekir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen gerekçelere göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 5,60 TL harcın davacılardan alınmasına, 18.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.