T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/880 - 2025/2446 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/880 KARAR NO : 2025/2446 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2021 NUMARASI : 2016/238 E. - 2021/101 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/880 - 2025/2446 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/880 KARAR NO : 2025/2446 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2021 NUMARASI : 2016/238 E. - 2021/101 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 tarih ve 2016/238 E. - 2021/101 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 1973 yılından beri plastik sektöründe faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerini 20 yılı kesintisiz bir şekilde kullandığı "..." ibareli markası altında sürdürdüğünü, müvekkili adına tescilli 2005/05564 ve 2005/05565 sayılı markaların asli unsurunun da bu ibareden oluştuğunu, davalı Şirketin ise 2013/69825 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğini ve başvurunun reddine karar verildiğini, davalı Şirketin bu karara yönelik itirazının ise YİDK tarafından kabul edildiğini, müvekkilinin itirazının reddi ile 2005 yılından bu yana tescilli olan markalarından doğan haklarının ihlal olunacağını, müvekkili markalarının ortak ve seri marka haline gelen unsurunun ... ibaresi bulunduğunu, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini, bu nedenle taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı Şirketin, müvekkili markasının tescil tarihinden önce ... ibaresine ilişkin herhangi bir markasının olmadığını, davalının sair marka tescillerinden "..." ibaresini çıkartarak "..." ibaresi için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin markası ile benzerlik yaratma gayesi olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2016-M-1395 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili hainde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında ayırt edilmeyecek derecede benzerlik bulunmadığını, Ankara 2. FSHHM’nin 2014/364 E., 2014/403 K. sayılı kararında, başvuru sahibi davalının, ... ibaresi üzerinde 2006/02514 sayılı marka nedeniyle müktesep hak sahibi olduğunun kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu olan 2013/69825 sayılı marka ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 06. sınıftaki "Alüminyum folyo" ve 16. sınıftaki "Kağıt karton ve bunlardan mamul bu sınıfa dahil ürünler, özellikle masa örtüleri, kağıt havlular, peçeteler, filtre kağıtları, kağıt mendil, tuvalet kağıdı, kağıt bebek bezleri; kağıt Amerikan servisleri, kağıt veya plastik çöp torbalan; bu sınıfa dahil kağıt, karton veya plastikten mamul şişe ambalaj malzemeleri, basılı evraklar, sarma/ambalaj için plastik filmler, ambalaj kağıtları, kağıt torba ve çantalar, plastik torba ve çantalar, pişirme için mikrodalga fırın torbaları" malları yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, anılan mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşacağı, ancak davalının 2006/02514 tescil numaralı markası nedeniyle belirtilen 06. ve 16. sınıftaki mallar yönünden kazanılmış hakkının bulunduğu, somut olayda 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde öngörülen koşullarının hiçbirinin oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli markaların ortak unsurunun "..." ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin seri markası bulunduğunu, esasen müvekkiline ait markalar ile davalı Şirketin davaya konu markasının nihai tüketici nezdinde iltibas yaratacak kadar benzer olduğunda bir tereddüt olmadığını, mahkeme kararında dayanılan Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/364 E., 2014/403 K. sayılı kararında, 556 sayılı KHK'nın 7. maddesi çerçevesinde inceleme yapıldığını ve müvekkilinin bu davada taraf da bulunmadığını, davalı Şirketin, müvekkilinin hak sahibi olduğu emtialar bakımından huzurda bulunan dava konusu marka tescil müracaatının gerçekleştirildiği tarihten önce "..." ibaresini tek başına ihtiva eden herhangi bir markasının olmadığını, hal böyle iken davalının, müvekkili markasının kapsadığı sınıflarda, müvekkili markasıyla benzetmek gayesi ile sair marka tescillerinde bulunan "..." ibaresini markasından çıkartarak dava konusu marka başvurusunu yaptığını, bu haliyle davalı yanın kötü niyetli olduğunu ve başvurunun tümden reddi gerektiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında başvuru kapsamında yer alan 06 ve 16. sınıftaki mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmakta ise de davalı Şirket adına tescilli 2006/02514 sayılı "... ..." ibareli markanın olduğu, bu markanın da asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamındaki malların anılan markanın kapsamında yer aldığı, öte yandan davacı tarafın istinaf dilekçesinin 5. sayfasında da açıkça müvekkili ile davalı yana ait "... ..." ibareli markaların beraberce tescil edildiği ve kullanıldığı yönündeki mahkeme tespitlerinin yerinde olduğunun belirtildiği, öte yandan dava konusu başvuru ile davacı markalarına da yanaşılmadığı, buna göre davalı yararına müktesep hak koşullarının oluştuğu, nitekim Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/364 E. 2014/403 K. sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşıldığı ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5568-12740 E.K. sayılı ilamı ile onandığı, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşulları bulunmadığı gibi dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.