11. Hukuk Dairesi 2013/11525 E. , 2014/4136 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davadabozmaya uyularak verilen 27/02/2013 tarih ve 2011/785-2013/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı kanun ile değiş
**11. Hukuk Dairesi 2013/11525 E. , 2014/4136 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davadabozmaya uyularak verilen 27/02/2013 tarih ve 2011/785-2013/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı 08.07.2004 tarih ve 59 sayılı genel kurul kararı ile ilgili olarak; 30.04.2004 tarihindeirket ortak sayısının bu şekilde 20'yi geçmesi nedeniyle davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için TTK'nın 536. maddesine göre anonim şirketlerin umumi toplantılarına ait hükümlerin uygulanması ve hükümet komiserinin zorunlu olarak genel kurul sırasında bulunması gerektiğini, genel kurul toplantılarının hükümet komiseri nezaretinde ve TTK'nın 355, 365, 366 ve 368. maddelerine göre yapılmasının şirket anasözleşmesinin 13. ve 14. maddelerinde de karara bağlandığını, anasözleşmede tutanakların komiser tarafından imzalanacağının, komiser bulunmadan yapılan toplantılarda verilen kararların geçersiz sayılacağının belirlendiğini; davaya konu ortaklar kurulunun olağanüstü ortaklar kurulu olduğunu, TTK'nın 368. maddesine göre toplantının en az 15 gün önce, belirlenen gündemle ortaklara duyurulması gerekirken 26.06.2008 tarihinde ve yasal zorunluluk yerine getirilmeden tebligat yapıldığını, bu nedenlerle yapılan toplantının ükümleri ile şirket ana sözleşmesine aykırı olup yokluk ve butlanla malül olduğunu ileri sürerek 08.07.2004 tarih ve 59 sayılı ortaklar kurulu kararının tüm sonuçları ile birlikte iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu karar alınmadan önce ortaklardan öldüğünden mirasçıların hisselerini anneleri devrettiklerini, bu devir için ortaklar kurulunun muvafakatının gerekmediğini; ortak sayısının 20'den az olması nedeniyle 24.03.2007 tarihli ortaklar kurulu toplantısı için hükümet komiseri görevlendirilmesini yapılamayacağının bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. .../... -2- Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket pay defterine göre, dava konusu ortaklar kurulu kararının alındığı tarihte ortak sayısı 16 olarak gözükse de pay defterinin davalı şirket yetkilisinin elinde olması, 20 yıllık olması gereken defterde en ufak bir yıpranma olmadığı gibi, tükenmez kalem yazı işlerinde dahi ufacık bir solma belirtisi dahi bulunmadığı, yazıların büyük çoğunluğunun aynı kalem mahsülü olduğu hususları birlikte düşünüldüğünde defterin Dairemiz bozma ilamından sonra ihdas edildiği izlenimi doğduğu, bu nedenle ibraz edilen ve pay defteri olduğu bildirilen deftere itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca hisse devrinin pay defterine kaydı için esas sermayenin 3/4'üne sahip olan ortakların buna muvafakat etmesinin gerektiği, somut olayda bu hususun gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı, dava konu ortaklar kurulu toplantı tarihinde ortak sayısı 21 olduğundan hükümet komiserinin bulundurulmasının zorunlu olduğu ancak dava konusu ortaklar kurulu toplantısında bulundurulmadığı bu nedenle toplantının yoklukla malul olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 08/07/2004 tarih ve 59 sayılı ortaklar kurulu kararının tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve her ne kadar mahkemenin pay defterinin yeni olmasından ötürü sonradan düzenlenmiş olabileceğine ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, ölen ortağın hissesinin doğrudan mirasçılarına intikali nedeniyle dava konusu ortaklar kurulu toplantısı tarihinde ortak sayısının 20'yi aştığının anlaşılmasına ve özellikle ortağın ölümüyle şirket ortağı olan mirasçılarının bir kısmının hisselerini diğer bir mirasçıya devretmelerinin, 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesi uyarınca, genel kurul tarihi itibariyle henüz tekemmül etmemiş olması nedeniyle yukarıda sözü edilen hatalı gerekçesinin esasa etkili bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.