11. Hukuk Dairesi 2011/3617 E. , 2012/18415 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2008/106-2010/248 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunlu…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3617 E. , 2012/18415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2010 tarih ve 2008/106-2010/248 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin Muğla Şubesi olarak faaliyet gösteren işletmesini, 22.02.2006 tarihli sözleşme ile 168.000 TL bedelle davalı şirkete devrettiğini, davalı şirketin ortağı olan diğer davalıların bu sözleşmeye müteselsil kefil olduklarını, işletmenin davalı şirkete teslim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça devir bedelinin kısmen ödendiğini, 06.09.2006 tarihi itibariyle 118.368,34 TL tutarındaki devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın 06.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, HUMK'nun 9. maddesi uyarınca Ankara Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu sözleşme uyarınca yapılan devirden sonra taraflar arasında herhangi bir ticari işlem gerçekleşmediğini, dolayısıyla kefil olan müvekkilinden herhangi bir talepte bulunulamayacağını, sözleşmede öngörülen iki yıllık kefalet süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, devir sözleşmesinin, 6. maddesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu, kendi edimini yerine getirmeyen davacının sözleşmenin ifasını isteyemeyeceğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla yapılan ödemeler düştüğünde davacının talebinin fahiş olduğunu, faizin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmede İzmir Mahkemeleri yetkili kılındığından davalı ... vekilinin yetki itirazının yerinde bulunmadığı, davacı ile davalılar arasında bir adet devir sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davacıya ait bulunan depo ve demirbaşların alıcı şirkete devredildiği, devir bedelinin 168.000 TL. olarak kararlaştırıldığı, alacakların 124.000 TL olarak belirlendiği, ancak bu bedelin tahsilini devredenin tekeffül etmediği, ödemelerin tarih ve miktarlarının gösterildiği, davalılar ..., ... ve ...' in sözleşmeye aynı bedel ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza koydukları, sözleşme uyarınca devrin yapıldığı ve davacının sözleşmede öngörülen alacağa hak kazandığı, her ne kadar davacı tarafça yapılan bir kısım ödemelerin cari hesaba ilişkin bulunduğu, devir bedeline ilişkin olmadığı iddiasında bulunulmuş ise de, bu iddianın ispat edilemediği, davalı tarafça sözleşme ilişkisi nedeniyle toplam 49.900 TL ödeme yapıldığı, ancak davacının 30.05.2006 tarihi itibariyle davalılardan 123.000 TL alacaklı olduğunu bildirdiği, bu tarihten sonra ödendiği kabul edilen 14.000 TL'nin de indirilmesi sonucunda 109.000 TL borcun kaldığı, davalı kefillerin sözleşmedeki ödemelerin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili oldukları, iki yıl süre ile ve 142.000 TL bedelle sorumlu olunan hususun cari hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara ilişkin bulunduğu, kaldı ki sözleşmeden itibaren iki yıllık sürenin dolmadığı ve davacı alacağının sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen 142.000 TL'yi geçmediği, bu nedenle davalı kefillerin sözleşmeden dolayı sorumlu olmadıklarına ilişkin savunmalarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 109.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.256,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.