Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4366 E. , 2024/2657 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4366 Karar No : 2024/2657 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4366 E. , 2024/2657 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4366 Karar No : 2024/2657 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin Gümrük Müdürlüğünce ... tarihinde tescilli ... sayılı transit refakat belgesi muhteviyatı ''siyah çay" cinsi eşyanın kırmızı hatta işlem gördükten sonra Dilucu Gümrük Müdürlüğüne sevk edildiği, anılan Gümrükte yapılan fiziki kontrolde "çay ve buğday atığı" olduğunun tespit edildiğinden bahisle Gümrük Yönetmeliği'nin 239. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı adına asıl sorumlu sıfatıyla tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, eşyanın taşındığı araca tatbik edilen mührün sağlam olduğu ve araca takılan ATS cihazı verilerine göre yol güzergahında bir değişiklik yapılmadığı, dolayısıyla, olayda, transit rejiminin ihlal edildiğine dair herhangi bir somut delil ve tespit bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesine 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkra hükmüne göre, 183 ve 184. maddeler kapsamında bir gümrük yükümlülüğü doğduğunda, asıl sorumlunun, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olduğu, 5607 sayılı Kanun uyarınca gümrük idaresince işlem yapıldığı hallerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde para cezaları bakımından fiilin işlenmesinde dahlinin olup olmadığı hususunun dikkate alınması gerektiği yolunda ilave bir koşul aranarak, cezai sorumluluk yönünden asıl sorumlu lehine güvence getirildiği, gümrük vergileri yönünden ise, transit rejimin doğası gereği teminat veren ve beyannameyi kendi adına veren kişi olarak asıl sorumlunun eyleme dahline gerek bulunmadığı, rejim ihlalinin gerçekleşmiş olmasının tek başına yeterli olduğu, dosyanın incelenmesinden, asıl sorumlu olan davacı şirket adına tescilli transit refakat belgesi muhteviyatı "siyah çay" cinsi eşyanın Nahcivan'a gitmek üzere Dilucu Gümrük Sahasına geldiği, eşyayı taşıyan araçta yapılan kontrolde talaş, çay sapı, kırık buğday, buğday döküntüsü, buğday kabuğu, buğday kepeği, saman karışımı olmak üzere toplamda 1200 kap eşya olduğu, ancak 1200 kap "siyah çay" cinsi eşyanın mevcut olmadığının tespit edildiği, konu ile ilgili olarak araç sürücüsü ve transit refakat belgesinde gönderici konumunda olan şirketin yetkilisi hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında yargılama yapılmak üzere fezleke düzenlendiği, kara yoluyla transit olarak yurt dışına götürülecek eşyanın eksiksiz olarak varış gümrük idaresine teslim yükümlülüğünü üstlenen asıl sorumlunun, beklenmeyen hal, mücbir sebep veya eşyanın telefi, ziyaı gibi bir durum bulunmayan olayda rejim ihlalinden sorumlu bulunduğu, transit rejimi kapsamında taşınırken yurt içinde bırakılan serbest dolaşımda bulunmayan eşyaya ait vergilerin tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen vade belirlemeye yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle, mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl sorumlu sıfatıyla adına tahakkuk ettirilen gümrük, katma değer ve damga vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payına vaki itirazın reddine dair işlemin ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edildiği, olayda, eşyanın göndericisi, alıcısı veya taşıyıcı firma olmadıkları, belirli bir ücret karşılığında, gümrüğün denetimi altında bulunan eşyanın varış gümrüğüne sevk edilmesi için gümrük idaresince istenen teminatı sağladıkları, varış gümrük idaresince yapılan kontrolde aracın güvenlik mührünün sağlam ve takılan ATS cihazının çalışır durumda olduğu, eşyanın cins, kap, miktar ve ağırlığında herhangi bir değişiklik bulunmadığı, dolayısıyla transit rejim hükümlerinin ihlal edilmediği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 86. maddesi gereği, 5607 sayılı Yasa'ya aykırılık nedeniyle haklarında soruşturma başlatılmadığı ve olaya bir dahli olmadığından gümrük vergilerinin ödenmesinden sorumlu tutulamayacakları, transit rejiminde eşyanın beyan edilenden farklı bir eşya çıkması halinde durumun mahrecindeki yüklemeden veya yanlış beyandan kaynaklandığının ispat edilebilmesi için taraflarına bildirimde bulunulması gerektiği halde idarece bu yükümlülüğe uyulmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 16. fıkrasında, gümrük beyanının belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulması talebinde bulunulmasını ifade edeceği; 17. fıkrasında, beyan sahibinin, kendi adına beyanda bulunan kişi veya adına beyanda bulunulan kişi olduğu; 5911 sayılı Kanun'la değişik 20. fıkrasının (a) bendinde, "rejim hak sahibi" deyiminin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların veya yükümlülüklerin devredildiği kişiyi ifade ettiği; (b) bendinde, transit rejiminde rejim hak sahibine "asıl sorumlu" denileceği; 5911 sayılı Kanun'la değişik 86. maddesinin 1. fıkrasında, asıl sorumlunun eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejime ilişkin hükümlere uymakla yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen hükümlerin bir arada değerlendirilmesinden, asıl sorumlunun, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak rejim ihlali nedeniyle gümrük yükümlülüğü doğduğu takdirde gümrük idaresine karşı gümrük vergilerinden dolayı sorumluluğu bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Olayda, hareket gümrük idaresinde kırmızı hatta işlem gördükten sonra varış gümrük idaresince yapılan kontrolde, "siyah çay" cinsi eşyanın araçta bulunmadığı somut şekilde ortaya konularak, rejim ihlalinin gerçekleştiği anlaşıldığından, söz konusu ihlal sebebiyle gümrük vergileri ödeme yükümlülüğü bulunan davacı adına asıl sorumlu sıfatıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, yukarıda yer verilen gerekçe ile davayı reddeden vergi dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 891,50 TL harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.