12. Ceza Dairesi 2022/5989 E. , 2024/8143 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/831 E. 2021/1848 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükümleri kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki te…
**12. Ceza Dairesi 2022/5989 E. , 2024/8143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/831 E. 2021/1848 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat hükümleri kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarih, 2018/142 Esas, 2020/277 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiştir. 2. Hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 15.09.2021 tarih, 2021/831 Esas, 2021/1848 Karar sayılı kararı ile beraat hükümleri kaldırılarak sanıkların, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.07.2022 tarih, 2021/144085 nolu esastan ret görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; erteleme kararının yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanıklar müdafinin temyiz isteği; sanıkların çalışma yaptığı yerin koruma alanında kalmadığına, ilan ve tebliğ şartının oluşmadığına, sanıkların suç kastı olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların Antalya ili Elmalı ilçesi Kışla Mahallesindeki Antik Likya yolunun 50 metrelik kısmında kepçe ile yol çalışması yaparak tahrip ettikleri, bu tahribatında Parmak Baba olarak bilinen mezara yol açmak amacıyla yapıldığı nedenle sanıkların 2863 Sayılı Yasanın 65/1 ve TCK 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, sanık ..., mazot karşılığında diğer sanık ...'ın ricası üzerine yolu kepçe ile düzelttiğini söylediği, sanık ...'ten Parmak Baba mezarına giden yolun sel nedeniyle kapandığını, bu nedenle yolda kepçe ile çalışma yaptırdığını, antik yola zarar vermediğini söylediğini, sanıkların beyanına göre o bölgede yağış olması nedeniyle suça konu yolun zarar gördüğünün iddia edildiği, mahkeme tarafından Kaymakamlık, DSİ, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Meteoroloji İl Müdürlüğünden ve Belediyeden sel nedeniyle o yolda bir zarar olup olmadığının sorulduğu, tüm kurumlardan gelen cevabi yazıda sel nedeniyle herhangi bir zarar ve ihbar olmadığı şeklinde cevap verildiği, mahkeme tarafından yapılan keşif sonucu Arkeolog Bilirkişi raporuna göre suça konu yolun 50 metrelik kısmında tahribat olduğu, taşların sökülerek yolun tahrip edildiğinin belirtildiği, resimlerle gösterildiği ve bu yerin 2863 Sayılı Yasanın 9. maddesi kapsamında izinsiz fiziki müdahale kapsamında kaldığı şeklinde rapor verildiği, Fen Bilirkişisinin raporuna göre bu yerin 1425 parselde kaldığı, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 18/11/2014 tarih ve 3174 Sayılı kararı ile ve Elmalı Tapu Müdürlüğü'nün 04/05/2015 tarih - 2809 yevmiye no ile taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiği, koruma alanı sınırı içerisinde kaldığı şeklinde rapor verildiği, sanıkların beyanı üzerine mahkeme tarafından savunma tanıklarının dinlendiği ve tanıkların ortak beyanlarına göre suça konu yerde sel olup dere taştığı için yolun bozulduğu, sanıkların yapmadığı şeklinde beyanda bulundukları, İlk derece mahkemesi tarafından tanıkların bu beyanı ile suça konu Kışla Mahallesinde ilan yapılmadığı nedenle beraat kararı verildiği, bu kararın katılan vekili tarafından istinaf edilerek dairemize gönderildiği ve duruşma açıldığı, Dairece sanıkların savunmalarının alındığı ve önceki beyanları ile benzer mahiyette savunma yaptıklarının anlaşıldığı, her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından belirtilen gerekçelerle beraat kararı verilmiş ise de, suça konu yerin Antik Likya yolu olduğu, bu yolun Fen Bilirkişisi raporuna göre 1425 parsel içerisinde kaldığı, tapu kaydının beyanlar hanesinde "Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır." şeklinde 04/05/2015 tarihli şerh düşüldüğü, hem tapu kaydındaki şerh hem de bu yolun Antik Likya yolu olduğunun o yöre insanı tarafından bilindiği ya da en azından bilinmesi gerektiği, dosyadaki belgelere göre bu antik yolun ilanen tescil edilip duyurulduğu, kaldı ki 2863 Sayılı Yasanın 65/1 maddesinde sözü edilen "tebliğ" ve "ilan" hususlarının atılı suçun oluşmasında şekil şartı niteliğinde olmayıp bölgenin tescilli olduğunun vatandaşlar tarafından bilinmesi zorunluluğuna vurgu yapılmak istendiği şeklinde anlaşılması gerektiği (Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 02/04/2015 tarih ve 2015/1199 (E), 2015/5721 (K); 12. Ceza Dairesinin 25/12/2014 gün ve 2014/18712 (E), 2014/26649 (K) sayılı ilamlarında olduğu gibi), bu itibarla dosyadaki delil durumları dikkate alınarak sanıkların Antik Likya yolunun 50 metrelik bölümünde kepçe ile düzeltme yaparak ve yaptırarak yola zarar verdiklerinin sabit olduğu gerekçesiyle beraat hükümleri kaldırılarak sanıkların mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme isteminin tayin olunan cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması sebebiyle, 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede; "06.12.2017" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Haklarında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanıkların, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi," Kanuna aykırı bulunduğundan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c maddesi gereği hükmün (A) nolu bendinin (7) nolu kısmına son bent olarak, hükmün (B) nolu bendinin (7) nolu kısmına son bent olarak "TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Elmalı Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2024 tarihinde karar verildi.