İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/.../2025 YAZIM TARİHİ : 28/.../2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı davacı adına kayıtlı biçerdöverin 09.09.2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu nedenle aracın perte çıktığı…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2402 KARAR NO : 2025/2554 KARAR TARİHİ : 28/.../2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2022 NUMARASI : 2020/... Esas, 2022/... Karar DAVACI : ... - TCK NO:... VEKİLİ : Av. ..., [16955-59886-28608] UETS DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ..., DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/.../2025 YAZIM TARİHİ : 28/.../2025 Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı davacı adına kayıtlı biçerdöverin 09.09.2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu nedenle aracın perte çıktığını, aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile davalı şirkette kasko sigortasının olduğunu, başvuru yapılmasına karşın davalı tarafından ödeme talebinin reddedildiğini bildirerek 1.000,00.TL'nin kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 310.356,32.TL'ye arttırmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişilerce davaya konu biçerdöverin bugün ki durumunun tespiti gerektiğine dair ön rapor üzerine biçerdöverin bulunduğu yer Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne keşif icrası amacı ile yazılan talimat sonucu o yer Mahkemesince düzenlenen bilirkişi raporuna göre biçerdöverin rayiç değerinin 275.000,00.TL hurda değerinin ise 25.000,000.TL olup, istenebilecek tazminat miktarının ise 250.000,00.TL olduğuna dair rapor tanzimi ile döndüğü, dosyanın yeniden ön rapor düzenleyen bilirkişilere rapor düzenlenmesi amacı ile tevdi olunduğunda ise bilirkişiler tarafından biçerdöverin hasar anında rayiç değerinin 225.000.Euro ve dava tarihi itibari ile TL karşlığının 1.500.000,40.TL hasar bedelinin ise 310.356,32.TL hasarın rayiçe göre %20 oranında olması nedeni ile pert sayılamayacağı ve onarım bedeli olan 310.356,32.TLnin davalıdan talep edilebileceğine dair görüş bildirilmesi üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için itiraz üzerine dosyanın 2 makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiye tevdi edildiği, bu bilirkişiler tarafından ise hükme esas alınabilecek şekilde aracın piyasa rayiç bedelinin 275.000,00.TL sovtaj bedelinin 30.000,00.TL olduğu, pert total işleminin yapılması gerektiği onarımının ekonomik olmadığına dair görüş bildirilmiş, her ne kadar davacı tarafça dava değeri olarak 1.000,00.TL gösterilmiş ise de, sonrasında davanın onarım bedeli olan önceki bilirkişilerin belirlediği 310.356,32.TL'ye ıslah edilmiş ise de, davacı vekiline aracın hurdası için çekme belgesi çıkartıp davalıya teslim edilmesine ilişkin belgelerin sunulması amacı ile verilen süre içerisinde belge ibraz edilmemesi nedeni ile aracın hurdasının davacıda kaldığının kabulü ile, çelişkilerin giderildiği bilirkişi heyet raporu nazara alınarak 275.000,00.TL piyasa rayiç değerinden 30.000,00.TL sovtaj bedeli düşülmesi şekli ile 245.000,00.TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin hasar beyan uyumsuzluğu sebebi ile reddedildiğini, aracın şarampole girip dereye devrilmesi sonucu hasar aldığının iddia olunduğunu, olay yerine gelen Jandarma ekiplerinin sürücünün üstünde herhangi bir ıslah olmadığını, araçtan ıslanmadan çıkmasının mümkün olmadığını belirttiklerini, ayrıca sigortalının pert araç alım satım işi yaptığı çevredekiler tarafından bilindiğini, ilgili aracın da daha önceden bir kez daha pert olduğunun göz önüne alındığından aracın kasıtlı olarak su kanalına aldığının anlaşıldığını, fahiş rayiç bedelin tespit edildiğini, dava konusu hasar gören araç kaza öncesinde pert olduğunu, aracın riziko tarihindeki durumu bilinmediğini, hal böyleyken aracın hasarsız emsalleri ile kıyaslanmaması gerektiğini, belirlenen rayiç bedelin fahiş olduğunu, hasarsız emsallere göre belirlenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, kasko sigortasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkiline ait biçerdöverin davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı aracın 09/09/2018 tarihinde seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu pert olduğunu, hasarın davalı sigorta şirketine ihbar edildiğini ve davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek bilirkişi tarafından belirlenecek tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre, aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması gerek hareket, gerekse durma hâlinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesi hükmüne göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi hâlinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hâllerden olması gerekmektedir. Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK’nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir. Yine sigortalı, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmakta olup, sigortacının, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde meydana geldiğinin soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarihli ve 1997/...-... E., 1997/... K., ....12.1998 tarihli ve 1998/...E., 1998/... K.; 08.12.2010 tarihli ve 2010/17-... E., 2010/...K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(17)4-2776 Esas, 2021/1220 Karar sayılı kararı) Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, meydana gelen kaza sonucu riskin gerçekleştiği sabit olup, bu riskin farklı şekillerde gerçekleştiği iddiasının davalı sigortacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalı sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığını, olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde olmadığını ve oluş şeklinin teminat kapsamı dışında kalan hallerden olduğunu somut delillerle kanıtlayamadığı ve mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, araç rayiç değerinin poliçede belirtilen esaslara uyularak belirlendiği, eksper raporunun dikkate alındığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin ise haksız olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken ....735,95.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 4.200,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.535,95.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi. 28/.../2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır