12. Ceza Dairesi 2021/7101 E. , 2024/7241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1068 E., 2019/1282 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz sebeplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin r
**12. Ceza Dairesi 2021/7101 E. , 2024/7241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1068 E., 2019/1282 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz sebeplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1 cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; Suça konu alanda herhangi bir fiili bağının olmadığına, suça konu alanın ... ... tarafından kullanıldığına, işlemler sırasında sanık ...’in yanında kimliğinin olmaması sebebiyle kendi kimliğinin kullanıldığına bunun dışında bağının olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ... 'un arazinin kendisinin hakimiyeti altında olduğunu ve kendisinin eylemleri yaptırdığı ve ekim yaptırdığı anacak buranın sit alanı olduğunu bilmediği yönündeki savunması dikkate alındığında diğer sanık ...'nin atılı suça ilişkin kastının bulunmadığı, kabul edilerek TCK 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; Muğla Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun 14.10.1985 tarih 826 yevmiye nolu kararı ve yine bu kararın devamına ilişkin aynı kurulun 18.09.2008 tarih ve 4305 sayılı kararı ile I. Derece Doğal Sit olarak koruma altına alınan Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı 1220 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan 11 dönüme tekabül eden alanda sanık ...'nin kiraladığı iş makinasını kullanan diğer sanık ... ile birlikte çalışma yaptığı, taşınmaz doğal sit alanı üzerinde bulunan bir kısım ağaçların köklerinden sökülerek kaldırıldığı, arazinin düzlendiği, tarım amaçlı ıslah edilmesi yönündeki çalışmaların yapıldığı sırada güvenlik görevlileri tarafından icra edilen devriye esnasında durumun fark edilerek şahıslar hakkında tutanak düzenlendiği ve her ikisi hakkında da kamu davasının açıldığı, sanık ... gerek hazırlık aşamasında ve gerekse yargılama sırasında alınan beyanlarında Hazine'ye ait bulunan yeri tarım arazisi olarak açmak amacıyla çalıları ve otları kepçe ile temizlediklerini samimi olarak ikrar ettiği, yerin Hazine arazisi olduğunu, açma nedeniyle Hazine'ye ecri misil bedelini ödemek istediğini, ancak sit alanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, yargılama sırasında bu taşınmazı ... ... isimli diğer sanık ile birlikte tasarrufta bulundukları belirtmesi üzerine sanık ... hakkında da 10.11.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi ile maliye hazinesine ait bulunan 1220 parsel sayılı taşınmazın 10.280 m²'lik alanında bitki örtüsünün tahrip edilerek doğal sit alanına zarar verildiği tespit edildiği, zarar verme eyleminin sanıklar ... ve ... ... tarafından iştirak iradesi ile gerçekleştirildiği, her ne kadar sanık ... taşınmazın doğal sit alanı olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, söz konusu taşınmazın kendisine ait olmadığı halde Maliye Hazinesi'ne ait taşınmaz üzerinde herhangi bir izin almadan suça konu eylemleri gerçekleştirmiş olması haksız zeminde gerçekleştirilen bu eylemlerde bilme unsurunun aranması gerekmediği Yargıtay ilgili Ceza Dairesi uygulamalarının da bu yönde olduğu anlaşılmakla sanık savunmasına değer verilmeyerek tarafına isnat olunan doğal sit alanına zarar verecek şekilde müdahalede bulunduğu kanaatine varıldığı, sanık ...'nin kısmen samimi olarak değerlendirilebilecek anlatımlarına göre atılı suçu ... ... tefrikli sanık ile birlikte gerçekleştirdiklerini belirten savunmaları ve olay mahallinde iş makinası ile çalışılma sırasında güvenlik görevlileri tarafından suç üstü yakalandığı, keşif ve bilirkişi incelemesine göre doğal sit alanının zarar gördüğü belirlenmiş olmasına rağmen sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı düşüncesi ile yerel mahkemenin adı geçen sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararının hukuka aykırılık yaratmış olması nedeniyle duruşma açılarak kaldırılmasına ve sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmr Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.