8. Hukuk Dairesi 2018/2074 E. , 2018/16729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün ............ yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ............ya tabi olduğu anlaşılmış ve ............ için 03/10/2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. ............
**8. Hukuk Dairesi 2018/2074 E. , 2018/16729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün ............ yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin ............ya tabi olduğu anlaşılmış ve ............ için 03/10/2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. ............ günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava konusu 205 ada 68 parsel sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümler ile 502 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisinden kaldığını, dava konusu edilen yerlerden davalının faydalanarak elde edilen gelirlerden vekil edenine hiçbir pay verilmediğini belirterek, 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 08/10/2014 tarihli dilekçesi ile 95.336,00 TL olarak davasını ıslah etmiştir. Davalı vekili, 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binada anneleri ...... Demircioğlu'nun ikamet ettiğini, 68 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan işhanındaki 1, 4, 11, 12, 23, 24, 28, 29, 35, 36, 40,49,62,63,75,76,79 numaralı yerlere ilişkin kullanımın sadece vekil edeni tarafından değil, bir kısım mirasçılarla birlikte kullanıldığını, bir kısmının kiraya verilmeyip vekil edeni tarafından kullanıldığını, bir kısmının mescit olarak kullanıldığını, davanın murisin tüm mirasçıları aleyhine açılması gerektiğini, mirasçıların tamamının gelirlerden yararlandığını, davacı ...'ın hissesine düşen bedelin tamamının ödendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 95.336,00 TL.ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, paydaşlar arasında açılan ecrimisil isteğine ilişkindir. 1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin 502 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Davalı vekilinin 205 ada 68 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan işhanındaki bağımsız bölümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Tüm dosya içeriği ve toplanan delilllerden, dava konusu 205 ada 68 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binanın tesis edilen kat irtifakına göre muhtelif katlarda birçok dükkan vasıflı bağımsız bölümler olduğu, dava konusu bağımsız bölümlerin davacı,davalı ve dava dışı malikler adına tapuda kayıtlı olduğu, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, sadece zemin katı ile onun üzerinde bulunan birinci katının inşa edilmiş olduğu,ikinci,üçüncü ve dördüncü katların hiç inşaa edilmemiş olduğu, yapının uzun yıllardır bu şekilde kullanıldığı, bu nedenle ecrimisil incelemesinin 1,4,11,12,23,24,28,29,35,36,40 ve 49 nolu dükkanlar ile bitinci katta bulunan 62,63,64,75,76 ve 79 nolu dükkanlar üzerinden yapıldığı, 75 ve 76 nolu dükkanların mahalde mescit olarak kullanıldığının tespit edildiği ve bu nedenle bunlarla ilgili ecrimisil hesaplamasının yapılmadığı, diğer dükkanlar ve teras kattaki kafeterya için ecrimisil hesaplamasının yapıldığı, davalının, 30/12/2014 tarihli celse de, davacıya dükkanların kirasından hiçbir pay almadığı hususunda yemin teklif etttiği, davacının da muristen kalan yerler için kendisine hiçbir ödeme yapılmadığına dair yemin ettiği, davalının boş bulunan dükkanlara ilişkin iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve bilirkişi raporunda belirlenen miktarda ecrimisil tazminatına hükmedildiği anlaşılmıştır. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan ......... yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) Somut olayda, dava konusu bağımsız bölümlerin hangilerinin davalı tarafından bizzat ya da kiraya verilmek sureti ile kullanıp-kullanılmadığı her türlü teredütten uzak olacak şekilde belirlenememiştir. Şayet söz konusu dükkanların davalı tarafından bizzat kullanıldığı tespit edilirse, paydaşlar tarafından kullanılan yerler için intifadan men şartının aranması ve bu hususun kanıtlanması gerektiği açıktır. Dava konusu yerlerin davalı tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığının ispatlanması durumunda ise intifadan men olgusunun oluştuğu bilinmektedir. O halde, mahkemece yapılacak iş, dava konusu yerlerin davalı tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanıldığının ispatlanması durumunda, intifadan men olgusunun oluştuğu gözetilerek, dava konusu yerde yeniden keşif yapılarak, taraf tanıkları dinlenerek, her bir bölüm üzerinde ayrı ayrı yukarıda belirtilen ilke ve esaslara göre, iddia ve savunma çerçevesinde bir karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca, dava konusu 1,63,64 ve 79 numaralı dükkanların davalı tarafından kiraya verilmek sureti ile kullanılıp-kullanılmadığının ispat yükü davacıda olup, davalı tarafından davacıya yemin teklif edilerek yeminin eda edilmesi doğru olmamıştır. Kaldi ki, taraflar dava ve cevap dilekçelerinde yemin deliline de dayanmamışlardır. SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi