İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı ...A.Ş.'ye ait ... plakalı araçların İstanbul'dan/Trieste/ İtalya'ya davalı şirkete ait ... Gemisi ile taşınmakta iken 06.02.2008 tarihinde söz konusu gemide çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, meydana gelen yangın sebebiyle müvek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/331 KARAR NO: 2026/397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ : 21/11/2008 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı ...A.Ş.'ye ait ... plakalı araçların İstanbul'dan/Trieste/ İtalya'ya davalı şirkete ait ... Gemisi ile taşınmakta iken 06.02.2008 tarihinde söz konusu gemide çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, meydana gelen yangın sebebiyle müvekkili şirketçe sigortalı araçlarda meydana gelen hasara ilişkin olarak ... Plakalı araçta 45.862-YTL hasar tespit edilmiş olup anılan hasar tazminatı 18/06/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile müvekkili şirket arasında münakit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca müvekkil şirket hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına kanunen halef olmakta talep ve dava hakları müvekkili şirkete geçtiğini belirterek toplam 45.862-YTL'nin 18/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava konusu zararın gemide çıkan yangın sonucu meydana geldiğini, söz kosunu yangının başladığı ana güvertede tamamı yanabilir obje ihtiya eden akülü- dizel yakıtlı yaklaşık 60 tır ve kamyon bulunduğunu, bu tır ve kamyonlardan başka ana güvertede yangına neden olabilecek bir tutuşturma kaynağının bulunmadığını, taşıyanın şahsi kusurundan kaynaklanmayan yangından ileri gelen zararlardan mutlak surette sorumsuz olduğunu, dava konusu olayda yangın müvekkili donatanın adamları ve gemi adamlarının bir kusur yada ihmalinden kaynaklanmadığı gibi yangının çıkmasında müvekkili donatanın herhangi bir şahsi kusuru da bulunmadığını, söz konusu yangının ........ gemisinde buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, müvekkiline ait geminin tamamı yanarak zayi olduğunu, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca dava konusu yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.madde de parça başında sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluluğunun 100.000-TL olarak sınırlandırıldığını, davacının talep ve faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ............ gemisinde ortaya çıkan yangında zarar gören araç sahipleri/ yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açıldığını, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek bekletici mesele yapıldığı;pilot davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası .......... olup davanın reddine karar verildiğii, Yargıtay 11. HD nin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51. ATM nin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 11. HD nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma ilamıyla bozulmasının ardından mahkemenin 2016/94 esası üzerinden direnme kararı verilerek dosya Yargıtay HGK na gönderildiği; HGK nın oy çokluğu ile aldığı 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" ne karar verildiği; bu aşamadan sonra 2019/211 esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "........ .... gemisinin ...... yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği; iş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile hüküm davalı yararına bozulduğu; bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada Yargıtay bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11. HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu ...... gemisinde meydana gelen yangın olayında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangından kaynaklanan zararın tahsili için davalı gemi donatanı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; geminin yüke ve sefere elverişsiz olduğu tespitinde bulunan farklı bilirkişi raporlarına rağmen benzer dosyalarda haklı davanın reddi kararı verildiğini, mezkur bilirkişi raporlarına istinaden; şu anda Yargıtay huzurunda olan pilot davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemece 2016 yılında vermiş olduğu ara karar ile; "Mahkememizin 2016/94 E. Sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine, bu aşamada dosyanın ön incelmeye alınmasına beklenen dosya kesinleştikten sonra duruşma günü tayin edilerek tahkikat aşamasına geçilmesine" karar verildiğini, mezkur ara karardan dönülmeksizin ve beklenen pilot dava kesinleşmeksizin işin esasına girilmesi ve davanın reddedilmesi usulen hatalı olduğunu, anılan gerekçe ile halihazırda Yargıtay'da olan pilot dosyanın kesinleşmesinin ve dönüşünün beklenmesini ve bu işlemler tamamlanmadan acele ile verilmiş olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava; davacı sigortalısına ait aracın davalı şirket tarafından işletilen ....... gemisinin .......seferini yapmakta iken sefer esnasında içinde ki 202 adet yüklü araçlar ile birlikte yanarak batması tümüyle zayi olması nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında davalı Donatan'a kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından, kendi kusuru gibi mesuldür.Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından pilot davada toplanan tüm delillerin, alınan ifadelerin alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangının başladığı ve müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini, geminin yangın olayından evvel denize elverişsizliğinin tesbit edilebileceğini bu yolda bir inceleme yapılmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. Mahkeme kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez yargıtay bozma ilamlarına konu olmuş, yargılama sürecinde 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalı donatanın kusurlu bulunmadığına, denizde bir geminin başına gelebilecek risk niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde; bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporlarında gemide teknik kusur tesbit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır.Bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle "geminin yola elverişli olduğu donatanın kusuru" bulunmadığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026