13. Hukuk Dairesi 2013/25134 E. , 2013/31571 K. "İçtihat Metni" ... vekili avukat ... ile 1-... Belediye Başkanlığıvekili avukat ... 2-... İnş. Tur. Tic. Temsilen ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.03.2012 tarih ve 2008/8 2012/132 sayılı hükmün Dairenin 30.5.2013 tarih ve 11613-14555 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... Başkanlığı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR D
**13. Hukuk Dairesi 2013/25134 E. , 2013/31571 K.** **"İçtihat Metni"** ... vekili avukat ... ile 1-... Belediye Başkanlığıvekili avukat ... 2-... İnş. Tur. Tic. Temsilen ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.03.2012 tarih ve 2008/8 2012/132 sayılı hükmün Dairenin 30.5.2013 tarih ve 11613-14555 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... Başkanlığı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu. KARAR Davacı 1996 yılında ulusal televizyonlardan davalıların ...’nın ... ilçesinde devre mülk inşa ederek satışa sunduklarını öğrendiğini, 10.5.1997 tarihli sözleşmeyle 2 adet devre mülk satın aldığını, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların satış sözleşmesinde yazılı bulunan yükümlülükleri yerine getirmediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 12000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 24.10.2008 tarihinde talebini 20.194.00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalılardan ... Belediye Başkanlığı, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, 1997 yılında inşaatın yapı ruhsatının iptal edilerek mühür vurulduğunu, devre mülk inşaatlarına çivi çakmanın imkansız hale geldiğini, 1997 yılında edimin ifasının imkansızlığının anlaşıldığını, devre mülkle ilgili ihalenin de feshedildiğini, 1998/179 Esas sayılı dosyası ile belediyenin %20 ortağı olduğu şirketin feshi için dava açıldığını, edimin ifa edilemeyeceğinin hem yerel hem de genel basında defalarca yer aldığını ayıplı ifa kapsamında değerlendirilerek zamanaşımının 5 yıl olduğunun kabulünde zorunluluk olduğunu, aradan 15 sene geçtikten sonra diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin sayısı bilinmeyen eski tarihli, yeni sözleşmeler akdettiğini, Yargıtay HGK 'nun 2010/13-516 esas 2011/6 karar nolu ilamının belediyenin taraf olmadığı sözleşmeler yapılmasına neden olduğunu, 20.000 nüfuslu küçük bir ilçe olan ... Belediye başkanının yetkisiz temsili sonucu büyük oranda zarara uğratıldığını, dönemin belediye başkanı ile meclis üyelerinin cezalandırıldığını, şirketin ticari defterlerini ibraz Etmediğini, üye sayısını belirtmediğini, bugüne kadar sayısı 300'ü geçen ve sadece bir kişinin 238 adet devre mülk aldığının iddia edildiğini, gelişen teknoloji ışığında mürekkep yaşı’’ yöntemiyle bir belge üzerindeki imzanın atılış tarihinin tam olarak belirlenebildiğini, üyelerin iddia edilen tarihte mi yoksa Hukuk Genel Kurulu kararından sonra, eski tarihli sözleşme düzenlenerek sonradan mı üye yapıldığının belirlenmesi gerektiğini, zamanaşımı olmadığı takdirde davanın belediye başkanlığı açısından husumetten reddi gerektiğini, belirterek usul ve esastan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının devremülklerin değerine yönelik talebinin kabulüne, 15.000,00 TL.nin davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiş dairemizin 30.5.2013 gün 2013/11613- 2013/14555 sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş bu kez davalı ... karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Davacı eldeki davada delil olarak devre mülk satış sözleşmesi, senet asılları, tahsilat makbuzları ile diğer delillere dayanmıştır. Davalı ise YHGK'nun 2010/13-516 E. 2011/6 K. nolu ilamının naylon sözleşmeler düzenlenmesine aracı kılınarak dava kazanılmasının kötüye kullanıldığını, satış tarihinden sonra düzenlenmiş sözleşmeler olabileceğini, sahte üyelik yoluyla haksız kazanç elde edildiğini, ödemelerin belediye kasasına girmemesi nedeniyle tüm belgeler üzerindeki imza, yazı ve rakamların mürekkep yaş (yazı yaşı tespiti) yöntemiyle düzenleniş tarihinin belirlenmesini talep etmiş, ne var ki mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve belgeleri ile doğrulanmayan bir kısım sözleşme ve ödeme belgeleri dosyaya sunulmuş ise de davalının az yukarıda ileri sürdüğü hususlarda; sözleşme ve ödeme belgelerinin aslının ibrazı sağlanarak sözleşmede kullanılan mürekkebin ve yazı tekniğinin, ödeme belgeleri üzerinde yer alan kaşe, mühür, pul gibi ilişik materyallerin içeriğine, materyallerin parlaklığına, özellikle 10.05.1997 tarihli sözleşmenin bilgisayar yazı teknolojisine varıncaya kadar üzerinde inceleme yapılması, bunun için dairemize seri olarak gelen diğer dosyalarla birlikte ... Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü ile gerektiğinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek, içinde bilgisayar mühendisinin de yer aldığı bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmalı, sözleşme ve ödeme belgelerinin gerçek olup olmadığı konusunda taraf ve yargı denetimine uygun rapor alınmalı sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, dayanak belgelerin sıhhati ispatlanmış gibi davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının bozulması gerekirken, yanılma sonucu yazılı şekilde onandığı, bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yukarıda açıklandığı şekilde bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 30.5.2013 gün 2013/11613- 2013/14555sayılı onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.