Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5923 E. , 2024/1196 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5923 Karar No : 2024/1196 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- DAVALI : … Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …, Hukuk Müşaviri … 2- DAVACI: … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davalı idare tarafından esas yö…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5923 E. , 2024/1196 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5923 Karar No : 2024/1196 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- DAVALI : … Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …, Hukuk Müşaviri … 2- DAVACI: … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, davalı idare tarafından esas yönünden, davacı tarafından ise vekalet ücretine yönelik kısım yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; … Bakanlığı … Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine mali hizmetler uzmanı olarak atanmasına yönelik … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının daire başkanlığı görevine, idarenin geniş takdir yetkisi kullanılmak suretiyle atandığı, bu görevinden aynı şekilde geniş takdir yetkisi kullanılmak suretiyle alınabileceğinden, idareye tanınan yetki çerçevesinde dava konusu işlemin tesis edildiği, diğer yandan, davacının daha önce mali hizmetler uzmanı olarak görev yapmış olması sebebiyle 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 6/4. maddesi gereğince daire başkanlığı görevinden alınması üzerine yeniden mali hizmetler uzmanı olarak atanması gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçeleriyle davanın reddine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atanmış bulunan davacının, görev süresi içerisinde başarısız ya da yetersiz olduğunu veya daire başkanlığı görevini mevzuat çerçevesinde yapamadığını gösterecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olması karşısında, somut bir sebep gösterilmeden, salt takdir yetkisine dayanılarak, daire başkanlığı görevinden alınarak mali hizmetler uzmanı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemlerin iptaline, işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi ile kurumlara, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak ve aylık dereceleri ile memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddesindeki esaslar çerçevesinde daha üst birim içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atama yapma yetkisinin tanındığı, üst düzey yönetici atamalarında idarenin geniş takdir yetkisinin bulunduğu, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin etmekle mükellef olan idarelerin üst düzey kamu görevlilerini görevden alması için bir soruşturma yapılmasının gerekli olmadığı, kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücretine yönelik kısmında, davacı aleyhine duruşmalı işler için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesine karşın, istinaf aşamasında davalı idare aleyhine duruşmasız vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI: Davacı tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Davalı idare tarafından; cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Davalı İdarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz istemi kabul edilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : … yılında veznedar olarak …. Bakanlığı … Defterdarlığında göreve başlayan davacının, aynı yerde 2000 yılından 2006 yılına kadar memur ve şef olarak çalıştığı, 2006 yılından 2012 yılına kadar … Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı ve …'de mali hizmetler uzmanı olarak görev yaptığı, 2012 yılında Türkiye … Kurumuna mali hizmetler uzmanı olarak atanıp, geçici görevle daire başkanı olarak çalıştığı, 2012 Haziran ayında Türkiye … Kurumu Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında bulunan daire başkanı kadrosuna, 2017 yılında ise … Genel Müdürlüğü bünyesine daire başkanı olarak atandığı, … – … tarihleri arasında seçimler nedeniyle istifa etmiş ise de tekrar aynı kuruma daire başkanı olarak döndüğü, bu tarihten itibaren 31/08/2022 tarihine kadar bu görevde bulunduğu, dava konusu işlemle daire başkanlığı görevinden alınarak Strateji Geliştirme Başkanlığı emrine mali hizmetler uzmanı olarak atanması üzerine temyizen incelenen davayı açtığı anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Davalı idarenin, kararın esasına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; Bölge İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2- Davacının, kararın vekalet ücretine yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davanın duruşma talepli olarak davacı vekilince açıldığı, … tarihinde yapılan duruşmaya taraf vekillerinin katılım sağladığı, Bölge İdare Mahkemesi tarafından … tarihinde verilen temyize konu kararla istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğu, bu haliyle 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken duruşmasız işler için belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin ödenmesi yönünde verilen kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı görülmektedir. Ancak bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasının, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın esasa ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle, 2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın, vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla, 3. Davalı idarece yapılan temyiz giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve bir örneğinin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesince; davanın reddine, (… tarihinde yapılan duruşma nedeniyle) karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; Davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince ise; başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemlerin iptaline, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine karar verildiği, davacının kararın vekalet ücretine ilişkin kısmını temyiz yoluyla incelenmesini istediği anlaşılmaktadır. Esası oy birliğiyle onanan kararın vekalet ücreti kısmı incelendiğinde; bölge idare mahkemesi dairesince istinaf istemi üzerine verilen kararda, idare mahkemelerinde duruşmasız olarak görülen davalar için belirlenen vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Bu durumda öncelikle, ilk derece mahkemelerince verilen ve istinaf yolu açık olan nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu bölge idare mahkemesi dairesinin verdiği kararların niteliğinin incelenmesi, sonrasında; bu kararda verilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hangi bölümünün uygulanabileceğinin belirlenmesi gereklidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf:" başlıklı 45. maddesinde (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) ; "... 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. ..." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen yasa kuralına göre; istinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulduğunda vekalet ücreti de dahil istinaf aşamasında da hukuki sonuçlarını sürdürdüğü ancak istinaf başvurusunun kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması durumunda ise; ilk derece mahkemesi kararı vekalet ücreti de dahil tüm sonuçları ile hukuk aleminden kalktığı ilk derece olarak karar verme yetkisinin artık bölge idare mahkemesi dairesine geçtiği tartışmazsızdır. İstinaf isteminin kabulü ile esas hakkındaki kararın bölge idare mahkemesi dairesince verilecek olması, bölge idare mahkemesi dairesinin istinaf merci olma durumunu ve verdiği kararın, istinaf yolu ile verdiği karar olma niteliğini değiştirmemiştir. Başka bir anlatımla, bölge idare mahkemesi dairesinin, istinaf yoluyla incelediği ilk derece kararını kaldırarak esas hakkında verdiği karar da istinaf isteminin reddedilmesi yolunda verdiği karar da istinaf merci kararıdır ve taraflar bu kararın sonuçlarına tabidir. Yasa koyucu hiç bir şartta bölge idare mahkemesi dairesini, ilk derece mahkemesi haline getirmemiş, ilk derece mahkemesinin karar yetkisini, istinaf isteminin kabulü halinde (istisnalar hariç) bölge idare mahkemesi dairesine vermiştir. Vekalet ücreti de dahil taraflar açısından sonuç doğuran, bölge idare mahkemesi dairesinin bu kararının; "idare mahkemesi adına ve idare mahkemesi olarak" verilen bir karar olmadığı, ilk derece olarak işin esası hakkında verilmiş, istinaf kararı olduğunu vurgulamak gerekir. Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca, idare mahkemesince iptal davalarında tarafların istemi üzerine duruşma yapılacağı kurala bağlanırken, istinaflarda duruşma yapılması tarafların istemine ve ilgili bölge idare mahkemesi kararına bağlı kılındığı; İdare mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin karar verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan, 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi incelendiğinde; 2. maddesinde; Danıştayda temyizen ve bölge idare mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir düzenlemesine yer verildiği; Tarifenin ikinci kısımı, ikinci bölümünde; İdare ve vergi mahkemelerinde takip edilen davalar için; duruşmazsız ise 5.500,00-TL duruşmalı ise 11.000,00-TL; Bölge idare mahkemelerinde görülen işlerin takibi için; ilk derece görülen davaların takibi için ...-TL, istinaf yoluyla görülen bir duruşması olan işler için 5.500,00-TL vekalet ücreti verilmesinin öngörüldüğü, idare mahkemesi duruşmalı vekalet ücretinin, bölge idare mahkemesi dairesinde ilk derece görülen duruşmasız işleri için belirlenenden fazla olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, idare mahkemesinde duruşma yapılmış ise de bu karar istinaf aşamasında tüm hukuki sonuçları "vekalet ücreti kısmı" dahil kaldırılmıştır. Karar veren bölge idare mahkemesi dairesinde de duruşma yapılmamıştır. İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemelerinde görülen davalar için ayrı ayrı asgari vekalet ücreti düzenlenmiş; idare mahkemesinde yapılan duruşma için, bölge idare mahkemesi dairesince; idare mahkemesi duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesine dayanak alınacak bir düzenleme de yapılmamıştır. Bu durumda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde bölge idare mahkemesinde görülen duruşmasız ilk derece davalar için belirlenen ...-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın vekalet ücretine ilişkin kısmının hukuki bir ihtilaf içermesi karşısında, Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla kararın düzeltilerek onanması yolunda oluşan karara katılmıyoruz.