3. Hukuk Dairesi 2016/2866 E. , 2016/6498 K. MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı …
**3. Hukuk Dairesi 2016/2866 E. , 2016/6498 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı için ödenen aylık 400.00.- TL yoksulluk nafakası ile ortak çocuklar için ödenen 150.00.- şer TL iştirak nafakalarının, masraflar arttığından yeterli olmadığını ileri sürerek; yoksulluk nafakasının aylık 700.00.- TL ye, iştirak nafakalarının aylık 350.00.- şer TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı duruşmadaki beyanında; ortak çocuklar ... ve...'in kendisinin yanında kaldıklarını, davacının çocukların okul kayıtlarının yaptırılması için kendisine vekaletname verdiğini, davacının resmi olmayan şekilde evlendiğini belirtmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacının ...isimli biriyle...'ya kaçtığı anlaşıldığından, yoksulluk nafakasının artırılması talebinin reddine; tarafların ortak çocukları .... için dava tarihinden çocukların babaya teslim tarihi olan 29/09/2015 tarihine kadar geçerli olmak üzere her bir çocuk için takdir edilen 150'şer TL iştirak nafakasının 250'şer TL'ye yükseltilmesine, takdir edilen nafakanın babaya teslim tarihi olan 29/09/2015 tarihine kadar devamına, bu tarihten sonraya ilişkin talebin reddine; tarafların müşterek çocuğu .... için dava tarihinden geçerli olmak üzere 150 TL iştirak nafakasının 250 TL'ye yükseltilerek her ay davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK'nun 176/3.maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz yaşam sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. Mahkemece; davacının yoksulluk nafakasının artırılmasına ilişkin talebi, davacının birisi ile... 'ya kaçtığı gerekçesi ile reddedilmiştir . Davacı hakkında yapılan ekonomik sosyal durum araştırması davacının kız kardeşinden bilgi alınarak yapılmış, kız kardeşi de davacının birisi ile...'ya kaçtığını anlatmıştır . Davacı ise, konu ile ilgili dilekçesinde iki çocuğun babalarında kaldığını , Selami isimli kişi ile evlenmesine ailesinin izin vermediğini, ailesi ile arasında küslük olduğunu belirtmiştir . Dosya kapsamında, davalının davacının resmi olmayan şekilde evlendiği iddiasını destekleyen bir delil yoktur. Ayrıca, davacı evlenmesine izin verilmeyince ailesi ile arasının bozulduğunu belirttiğine göre, sadece davacının kız kardeşinin davacının birisi ile kaçtığını anlattığı araştırma yazısına dayanılarak hüküm verilemez. Diğer anlatım ile, yapılan araştırma, davacının bir erkek ile kaçarak onunla yaşadığının kabulü için yeterli değildir. Mahkemece yapılacak iş; davacının konu ile ilgili beyanlarının doğruluğunun araştırılması, davacının hangi adreste, kimlerle, hangi tarihten itibaren yaşadığının belirlenmesi, nüfus müdürlüğü ve muhtarlıktan bilgi alınması, emniyet görevlilerince tarafsız komşulardan sorularak davalının iddialarının araştırılması ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesinden ibarettir . SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.