4. Hukuk Dairesi 2025/8621 E. , 2026/1541 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/132 E., 2024/18 K. MAHKEMESİ : Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/110 E. 2010/59 K. Mahkeme kararı asıl davada davalı... Seyahat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten so…
4. Hukuk Dairesi 2025/8621 E. , 2026/1541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/132 E., 2024/18 K. MAHKEMESİ : Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/110 E. 2010/59 K. Mahkeme kararı asıl davada davalı... Seyahat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen 2010/110 Esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde; davalı .... A.Ş.'nin teşebbüs sahibi olduğu ... idaresindeki otobüsün, davalı ... idaresinde bulunan aracın önünü keserek tartıştıkları sırada otobüste yolcu olarak bulunan ve olay nedeniyle araçtan inen davacıların desteği ... ve diğer yayalara davalı ... idaresinde bulunan aracın çarpması sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı eş için 30.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, çocuklar için ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen 2010/9 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde; aynı kaza nedeniyle, aynı iddialarla davacı eş için 7.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi, çocuklar için ayrı ayrı 3.500,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalılarından tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda davalıların kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... şirketleri vekilleri cevap dilekçelerinde; davalı araçların kaza tarihi itibari ile kendilerince yapılmış Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... Turizm'e ait olduğu iddia edilen aracın kendilerine ait olmadığını, kazanın Gürpınar-Başkale Karayolu üzerinde meydana geldiğini, ancak davalı şirketin Hakkari ve ilçelerine ya da Van'dan Yüksekova'ya seferinin bulunmadığını, bu hususun Ulaştırma Bakanlığından sorulabileceğini, aksini iddia eden davacıların otobüs bileti ibraz etmeleri gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.04.2012 tarihli ve 2010/7 Esas, 2012/51 Karar sayılı kararı ile davacılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle haklarında açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı eş için 30.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, çocuklar için ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın asıl ve birleşen dosya davalılarından tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 11.04.2012 tarihli ve 2010/7 Esas, 2012/51 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... Tur. A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/3517 Esas, 2014/8454 Karar sayılı ilamı ile davalı ....'nun temyiz başvurusunun süreden reddi gerektiği; mahkemece davacı tarafından açılan davaların arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine karar verilmiş ve buna göre hüküm kurulmuş ise de birleştirilen davalar bağımsızlıklarını koruyacağından her davada talep konusu ve miktarları ayrı ayrı değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği; ayrıca 6100 sayılı HMK. 297/b. maddesinde davanın taraflarının ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karara yazılması gerektiği, mahkemece dava dilekçesinde adları geçen ve haklarında hüküm kurulan bir kısım davacıların isimlerinin karar başlığında yazılmamış olmasının doğru görülmediği; her ne kadar hukuk mahkemesi hakimi ceza mahkemesi tarafından belirlenen kusur oranı ile bağlı değil ise de tespit edilen maddi olgular ile bağlı olup somut olay itibariyle maddi olgu bakımından da raporlar arasında çelişkinin meydana geldiği; mahkemece ceza mahkemesi dosyasının sonucu beklenerek, yukarıda açıklanan hususlar hep birlikte tartışılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği; davacının desteğinin yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası olup olmadığı hususu üzerinde durulup yukarıda açıklanan düzenlemeler çerçevesinde otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortası bakımından sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.01.2016 tarihli ve 2014/219 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/330 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde meydana gelen trafik kazasında ölen davacılar murisi ...'un, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde gece vakti uygun kıyafetler olmaksızın karşı yönden gelen araçlara ait kesime geçmek suretiyle kendi ölümüne sebebiyet verdiği, yani ölüm sonucunun davacılar murisinin gerekli önlemleri almaksızın karşı yöne geçmesiyle meydana geldiği, bu nedenle de kazanın diğer tarafları olan davalıların murisin ölümünde kusurunun bulunmadığı hususunun maddi olgu olarak saptandığı ve saptanan bu hususun mahkemece yeniden tartışılamayacağı, böylelikle kusurları oranında davalılardan tazminat talebinde bulunabilecek olan davacıların, murislerinin ölüm sonucunun doğrudan kendi kusuru ile meydana gelmiş olması nedeniyle davalılardan tazminat talep edemeyecekleri gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 11.01.2016 tarihli ve 2014/219 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.11.2016 tarihli ve 2016/9233 Esas, 2016/10338 Karar sayılı kararı ile davacıların murisi ...; davalı... Seyahat A.Ş.'nin işleteni, davalı ...'nın sürücüsü olduğu otobüste yolcu olarak bulunmakta olup, ... plakalı otobüs yönünden 6102 sayılı TTK 'nun 850 vd maddelerinde düzenlenen taşıma kurallarına göre taşıyan olarak doğan zarardan sorumluluğunun tartışılması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken kesinleşen ceza dosyasındaki maddi vakıya işaret edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği; öte yandan; somut olayda oluşa göre davacıların murisi ...'un da aralarında bulunduğu yolcuların bulundukları otobüsten kaza öncesinde inerek karşı şeride geçtikleri ve karşı şeride ait yol üzerinde dağınık şekilde durdukları sırada kendi şeridinde seyreden ... idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldıkları, buna göre davacıların murisi ...'un kazadaki kusur durumunun da tartışılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği; dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin, dava dilekçesi ve birleşen dava dilekçeleri içeriğine göre davalı ... şirketlerinden poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminat talep ettiği, davalı ... şirketlerinden manevi tazminat talep etmediği; buna rağmen mahkemece talep edilmediği halde manevi tazminat yönünden davacılar aleyhine davalı ... şirketleri lehine ayrı ayrı 1.800,00'er TL vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.07.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/190 Karar sayılı kararı ile dava tarihinde yürürlükte bulunan yasanın ilgili maddeleri değerlendirildiğinde taşımacının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya hak sahibinin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacağı belirtilmiş, yukarıda açıklanan gerekçe ile Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş beraat hükmüne esas aldığı kusur raporuna göre otobüs sürücüsü ...'nın kusursuz, ...'un %100 kusurlu olması nedeniyle taşıma hukukuna göre taşıyıcının sorumlu olmadığı kanaatine varılmış, taşıyıcının dışındaki diğer davalılar yönünden ise kendilerine veya sigortalılarına yüklenebilecek kusur bulunmadığından maddi ve manevi tazminatın talep şartı olan bu durumun eksik olması gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 19.07.2017 tarihli ve 2017/129 Esas, 2017/190 Karar sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 07.03.2019 tarihli ve 2018/180 Esas, 2019/2636 Karar sayılı kararı ile yerel mahkemenin, bozma gerekçesinde yazılan hususların irdelemesini eksik yaptığı; aynı nedenler ile bozulan aynı kaza ile ilgili birbirine çelişki oluşturan iki karar ortaya konduğu; 2010/13 E. sayılı tazminat dosyasında bozma öncesi alınan aktüer raporundan %37,5 murisin kusurunun indirilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın, Dairece 07.03.2019 gün ve 2018/3453 Esas, 2019/2635 Karar sayılı ilamı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, murisin %37,5 kusurunun hesaplanan tazminattan indirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların temyiz itirazları reddedilerek onandığı; dosya kapsamında birden fazla kusur raporu bulunmakla ceza dosyasından son alınan ATK raporu dışındaki tüm raporlar davalı tarafa kusur yüklemekte olup mahkemece de bozma öncesi benimsenen Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyetince tanzim edilen 07.10.2011 tarihli kusur raporunda müteveffa ...'in kazanın oluşumunda %37.5, davalı ...'nın % 37,5, davalı ...'un % 25, ve davalı ...'nin kusursuz olduğunun tespit edildiği; bu rapora diğer dosyalardaki durum da gözetilerek belirlemelerde bulunduğu için itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; o halde, hesaplanan tazminattan murisin %37,5 kusuru indirilerek davacı tarafın ıslahının da bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Dairenin 10.11.2016 gün ve 2016/9233-2016/10338 sayılı ilamında belirtilen hususlar eksik irdelenerek davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.12.2020 tarihli ve 2019/95 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen 2010/9 Esas sayılı dosyasında davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş. yönünden kazada kusurlarının bulunmaması nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacıların maddi tazminat davasının asıl dava dosyasında davalılar... A.Ş, ... yönünden, birleşen 2010/9 E. sayılı dava dosyasında davalılar ... mirasçıları, ... Sigorta A.Ş yönünden, birleşen 2010/110 E. sayılı dava dosyasında davalı ... yönünden kabulü ile davacılardan ... için taleple bağlı kalınmak suretiyle 30.000,00 TL, davacılardan ... için taleple bağlı kalınmak suretiyle 5.000,00 TL, davacılardan ... için taleple bağlı kalınmak suretiyle 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının asıl dava dosyasında davalılar... A.Ş., ... yönünden, birleşen 2010/9 E. sayılı dava dosyasında davalılar ... mirasçıları, ... Sigorta A.Ş. yönünden, birleşen 2010/110 E. sayılı dava dosyasında davalı ... yönünden kabulü ile davacılardan ... için 5.000,00 TL, davacılardan ... için 2.500,00 TL, davacılardan ... için 2.500,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. VII. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 16.12.2020 tarihli ve 2019/95 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararının süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili, birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile asıl davada davalı... Seyahat A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.05.2023 tarihli ve 2021/25181 Esas, 2023/7015 Karar sayılı kararı ile mahkemece talep edilmediği halde manevi tazminat yönünden davacılar aleyhine davalı .... lehine 4.080,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği; davacı tarafın davalı ... şirketinden manevi tazminat talebi olmamasına rağmen davalı .... aleyhine manevi tazminata hükmedilerek talebi aşar şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacıların maddi ve manevi tazminat davasının birleşen 2010/9 Esas sayılı dosyasında davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş yönünden kazada kusurlarının bulunmaması nedeniyle davalarının reddine, davacıların maddi tazminat davasının asıl dava 2019/95 Esas sayılı dava dosyasında davalılar... A.Ş, ... yönünden, birleşen 2010/9 Esas sayılı dava dosyasında davalılar ... Mirasçıları, ...yönünden, birleşen 2010/110 Esas sayılı dava dosyasında davalı ... yönünden kabulü ile davacılardan ... için taleple bağlı kalınmak suretiyle 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren, davalı ...yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... için taleple bağlı kalınmak suretiyle 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren, davalı ...yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... için taleple bağlı kalınmak suretiyle 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren, davalı ...yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının asıl dava dosyasında davalılar... A.Ş, ... yönünden, birleşen 2010/9 Esas sayılı dava dosyasında davalılar ... mirasçıları ile birleşen 2010/110 E. sayılı dava dosyasında davalı ... yönünden kabulü ile davacılardan ... için 5.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... için 2.500,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... için 2.500,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 04.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden manevi tazminat talebi bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. VIII. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı... Seyahat A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; somut olay bakımından müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, ancak her halde kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkiline yüklenen kusur oranının çok yüksek olduğunu, maddi hadiseye aykırı olduğunu, somut olayın oluş şekli göz önüne alındığında kabul manasına gelmemek kaydıyla hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, zamanaşımı itirazlarını temyiz talepleri kapsamında da tekrar ettiklerini, sonuç olarak somut olaya ilişkin yargılamanın hemen hemen her aşamasında müvekkili şirketin sorumlu olmadığının tespit edildiğini ancak isabetsiz Yargıtay ilamı ile süregelen yargılamanın tüm seyrinin değiştiğini ve somut delillere aykırı bir şekilde kabul kararı verildiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların sürücü ve işleten olduğu araçların karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IX. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı... Seyahat A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl davada davalı... Seyahat A.Ş.'ye yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.